KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/19448 E., 2025/11133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/22 E., 2016/92 K.
- Suçlar
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî bozma
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık ...'in temyiz istemi yönünden; sanığa 30.06.2016 tarihinde usûlüne uygun olarak tefhim edilen hükmü, yasal süresinden sonra 11.07.2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık ... ve ...'in temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanığın yokluğunda verilip 30.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Müsadere talebi hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımı süresini son işlemin sanık hakkında 30.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında ağaç kesmeye ilişkin bir tespit bulunmaması, sanık hakkında düzenlenen iddianamede 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edilmesi ve sanığın tüm aşamalarda hayvan barınağı yaptığına ilişkin savunması karşısında, , sanık hakkında usulüne uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 152. madddesine aykırılık suçundan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19448, K. 2025/11133, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama