KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/19492 E., 2024/3540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/69 E., 2016/443 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi hükmü temyiz etme idaresinden ibarettir.
II. GEREKÇE
Şikâyet üzerine sanığın tapulu arazisine bitişik kesinleşmiş orman kadastrosu ile orman sayılan, bilirkişiye göre 3.386,98 m2 arazide buğday ekilip biçildiği ve buğday saplarının arazide mevcut olduğu orman muhafaza memurlarınca suç tarihinde tespit edilmiştir. Suça konu mahalin muhtarı ile düzenlenen tutanağa göre işgal edilen arazinin bitiğişinin sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1-2 maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; İstanbul ilinde ikamet ettiğini, suça konu yerdeki köye nadir geldiğini, orman alanında herhangi bir açma yapmadığını, babasının kullandığı şekilde arazinin kaldığını beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanına göre sanığın suça konu yeri başkasına kiralamak suretiyle kullandığı belirlenmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişisi raporunda; suça konu yerin ... ada ... nolu orman parseli sınırları içinde bulunduğu, açma yapıldığı belirtilerek 6831 sayılı Kanun'un 114. maddesine göre ağaçlandırma tazminatı hesaplanmıştır.
Sanığın tapulu arazisi ile işgal edilen yeri bir bütün halinde kiralamak suretiyle kullandığının soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar ile keşifte dinlenilen tanık beyanı içeriğinden sabit olduğu, suç tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosuna göre suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğu kabulüyle suça konu yerin orman olarak herkes tarafından bilinmesi gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19492, K. 2024/3540, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama