KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/20145 E., 2024/7325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/296 E., 2020/459 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; Mahkemenin lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin herhangi bir somut ve hukuki gerekçe sunmadığına, hükmün bu sebeple hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk birimine yapılan ihbara istinaden Cumhuriyet Başsavcılığından alınan gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamındaki 04.09.2013 tarihli arama ve elkoyma kararına istinaden sanık ...'in Sur Mahallesi ... Sokak No:7 sayılı ikametinde kolluk ekiplerince yapılan aramada evinin girişe karşı solunda bulunan ve depo olarak kullanılan bölümde 1350 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Kanunu'na muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalarda, evinde ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu, satmak üzere aldığını, pişman olduğunu beyan etmiştir.
Dava konusu eşyanın değerinin "normal" kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın ikametgahında 1350 karton sigara ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1. Suça konu 1.000 karton ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, ... cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.09.2013 olduğu,
Sanık hakkında Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2021/278 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 27.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 09.10.2013 olduğu, anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen 24.12.2013 tarihli hükümde; sanık hakkında sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL. adlî para cezasına hükmedildiği halde, temyize konu hükümde 2 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hakkın gözetilmemesi,
hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/20145, K. 2024/7325, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama