KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/20624 E., 2024/9265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/745 E., 2020/313 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanık müdafiin yanıltıldığı cihetle temyiz isteğinin süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın savunmalarında istikrarlı biçimde suça konu yerle ilgili daha önceden cezasının olduğunu ve sahayı kullanmadığını, alanı yeğenlerinin kullandığını ve onların kullanmaması için şikâyette bulunduğunu ve ecrimisil ödediğini beyan ettiğine, suça konu yerin hazine arazisi olduğuna ve sanığın ecrimisil ödediğine, sanığın açma ve işgal olarak kabul edilen kısmı 30 yıldır kullandığına, bu kısmın aynı zamanda köy mezarlık yolu olarak da kullanıldığına ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Açma yapıldığı ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, yeni sürülmüş yer görüldüğü, işgal edilen ve yeni açma yapılan yerlerin tespit edildiği, sanıktan tarlanın kime ait olduğu sorulduğunda tarlayı satın aldığını, yeni sürülen yeri ise mezarlığa gelen arabaların park etmesi için sürdüğünü beyan ettiği tespit edilerek suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, tarla açmadığını, söz konusu yerlerin hazine arazisi olduğunu ve ecrimisil ödediğini, tutanakta belirtilen kısmı 30 yıldır kullandığını, araziyi bir kaç gün önce sürdüğünü ve ekim yapacağını beyan etmiştir. Bozma sonrası savunmasında ise suça konu alanı kullanmadığını, yeğenlerinin ektiğini ifade etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğu, işgal edilen ve açma yapılan alanların sürüldüğü tespit edilmiştir. Ziraat bilirkişisi raporunda, açma ve işgal alanlarının bir bütün olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Fen bilirkişisi raporunda işgal edilen ve açma yapılan alanlar krokide gösterilmiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın orman sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/20624, K. 2024/9265, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama