KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/2119 E., 2025/8684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/132 E., 2016/42 K.
- Şikâyetçi
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
- Malen sorumlu
- ... Akaryakıt Nakliyat Gıda Sanayi Ticarete Ltd. Şti.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Temyiz edenler
- Katılan ... İdaresi vekili, şikayetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili, sanık ... K. ..., sanıklar ... ile ... müdafiileri
- Tebpliğname görüşü
- Kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili, sanık ... K. ..., sanıklar ... ile ... müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan sınırlı incelemede;
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. ve 4/8. maddelerinde belirtilen koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıkların son savunmasının alındığı 03.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III. Sanık ... K. ..., sanıklar ... ile ... müdafiilerinin Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde belirtilen koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 25.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2119, K. 2025/8684, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama