KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/21209 E., 2022/16585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yol kontrol noktasında yapılan uygulama sırasında durdurulan, sanık ...’un kullandığı, sanık ...’un yolcu olarak bulunduğu araçta, önleme arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın açık olan kasa kısmında açıkça görünür vaziyette bidonlar içerisinde 4.100 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda; sanıkların beyanlarından araçta mazot taşınacağının sanık ... tarafından olayın başından beri biliniyor olduğunun, her iki sanığın gece vakti Adana’dan yola çıkarak birlikte Hatay’a gelip akaryakıtı birlikte ... isimli şahıstan temin ettikten sonra yine aynı araçla dönerken yakalandıklarının anlaşılması,
ele geçen akaryakıt miktarı ve akaryakıtın aracın açık olan kasa kısmında görünür şekilde taşınıyor olması karşısında, sanıkların atılı suçu iştirak halinde işlemiş olduklarının kabulü ile sanık ...’ın mahkumiyetine karar verilmesi yerine gezmek amacıyla araca binmiş olduğu yönündeki suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi karşısında,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanıktan 4.100 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan bu ölçüde uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde fazla ceza tayini,
2-Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
3-Sanık ...’ın aşamalardaki beyanlarından, yine kayden malik ...’ın dosyada mevcut dilekçesinden, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının sanık ...’a ait olduğunun, aracın kaçakçılık suçunda ikinci kez kullanılması nedeniyle üzerinde tedbir şerhi bulunduğunun, ele geçen eşya miktarı, eşyanın değeri ve nakil aracının değeri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle TCK'nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı bir yanın da bulunmadığının anlaşılması karşısında, dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi gerekirken yazılı şekilde iadesine karar verilmesi,
4-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21209, K. 2022/16585, 21 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama