KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/21337 E., 2022/17016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran sanık ... hakkındaki beraat kararı ve suçta kullanılan nakil aracın iadesi kararına yönelik olduğu anlaşılmakla; anılan kurum vekili ve sanık ...’ün temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
I-Suçta kullanılan nakil aracının iadesi kararının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkındaki beraat kararının incelenmesinde;
Olay tutanağına göre, sanık ...’un sevk ve idaresindeki, diğer sanık ...’ün ise yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan aramada, aracın bagaj kısmında 2400 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, sanık ...’un olay günü sabahı otobüsle Gaziantep’e gittiğini, arkadaşı ... ile görüştüğünde onun Şanlıurfa’da olduğunu öğrenerek Nazilli’ye birlikte dönmek üzere Gaziantep’ten..plakalı araca bindiğini, araçtaki kaçak sigaralardan haberdar olmadığını beyan ettiği, sanık ...’ün de suçta kullanılan aracı kiralayarak olaydan 5 gün önce Şanlıurfa’ya gittiğini, buradan kaçak sigaraları aldığını beyan ettiği,
sanık ... ile aynı doğrultuda beyanları karşısında; beraat eden sanık ile mahkumiyet kararı verilen sanığın birlikte hareket edip etmediklerinin tespiti açısından sanıkların kullanımlarında bulunan GSM numaralarının suç tarihi ve bir hafta öncesini kapsayacak şekilde HTS dökümlerinin sinyal bilgilerini içerir biçimde dosyaya celbedilerek, sanıklar arasında görüşme kaydı bulunup bulunmadığının ve birlikte belli bir süre aynı yerlerden sinyal alıp almadıklarının tespiti ile sonucuna göre sanık ...’un hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet kararının incelenmesinde;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2. maddesinin gösterilmesi gerekirken TCK'nun 50/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nun 53/1-c bendinde yazılı hak yoksunluklarının kendi altsoyu bakımından koşullu salıverilme tarihine , kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi.
5- Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1.maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4.maddesinin müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde tasfiyesine de hükmedilmesi,
6-Suçtan zarar gören ve kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hangi katılan kuruma vekalet ücreti verildiğinin hükümde açıkça gösterilmemesi,
7- Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 2. fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 26/05/1935 gün ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 02/05/1966 gün ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek,
sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği halde, mahkemece kısa kararda yargılama gideri ile ilgili kısım miktar olarak boş bırakılarak ilgili miktar açıklanmadan,
bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21337, K. 2022/17016, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama