KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/21521 E., 2024/3559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/296 E., 2016/482 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu yeri beş yıldır kullanmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın suça konu 875 m2 lik araziyi tarım yapmak suretiyle kullandığının Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Orman İdaresine ihbar edilmesi üzerine orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde bulunan taşınmazın sürülmediği ve ekilmediği tespit edilerek arazinin ailesinden kendisine intikal ettiğine ilişkin beyanı nedeniyle sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman ve ziraat bilirkişi raporlarında; suça konu yerde son 1-2 yıl öncesine kadar uzun yıllar tarım yapıldığı belirtilmiştir.
Kadastro bilirkişisinin raporunda ise; yenileme kadastrosuna göre suça konu yerin orman vasfıyla Hazine adına kaydedilmiş olduğu belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; son beş yıldır suça konu yeri kullanmadığını, bu yerin kendisine ailesinden intikal ettiğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişisi raporunda, suça konu yerin orman tahdidi sınırları haricinde bulunduğu belirtilmesine ve fen bilirkişisi raporunda, suça konu yerin ... ada ... parsel numarasında orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunun tespiti karşısında suça konu yerin suç tarihindeki vasfının şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için bilirkişilerden ek rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21521, K. 2024/3559, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama