KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/21526 E., 2024/4943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/27 E., 2015/438 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gıyapta verilen hükmün sanığın duruşmada bildirdiği bilinen son adresinde tebliği yerine doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, kemt varakası düzenlenmeden dava açıldığına, sigaraların kullanım sınırında olması nedeniyle beraatine karar verilmesi ve Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II.GEREKÇE
Olay tarihinde kolluk görevlilerince durdurulan ve sanığın yolcu olarak bulunduğu...plaka sayılı yolcu otobüsünde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, sanığın valizlerinde 290 karton kaçak sigara yakalandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, sigaraları İstanbul'da satmak için aldığını beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21526, K. 2024/4943, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama