KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/22239 E., 2025/5041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/309 E., 2020/865 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına göre "Eşyanın
değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca yakalanan kaçak sigara miktarına ve eşyanın pek hafif kabul edilen gümrüklenmiş değerine göre, sanığın cezasında 1/2 ile 2/3 arasında bir oran belirlenerek indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesindeki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenlemenin 5607 sayılı Kanun kapsamında işlenen kaçakçılık suçları nedeniyle mükerrir olmak şeklinde anlaşılması gerektiği,
sanığın tekerrrüre esas sabıkasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçuna ilişkin olması karşısında aynı Kanun'un 5/3. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği ve soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılan sanığın cezasında aynı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
3.Dava konusu yapılmayan 51.750 gr. sarmalık kıyılmış tütünlerin müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/22239, K. 2025/5041, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama