KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/22445 E., 2024/4549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1225 E., 2020/719 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca hakkında mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına ve atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; "..." sayılı adreste bulunan isimsiz iş yerinde kaçak akaryakıt bulunduğu ihbarı üzerine, mahkemeden alınan adlî arama kararı ile 29.05.2013 tarihinde sanık ...'e ait iş yerinde yapılan aramada 1 adet 1000 litre kapasiteli fiber tank ve 2 adet 180 litre kapasiteli varil içerisinde toplam 1.320 kg motorin ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında akaryakıtı yıkama işlerinde temizlik malzemesi olarak kullandığını beyan etmiştir. Bozma sonrası sanığın ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosyada mevcuttur.
Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 05.06.2013 tarihli Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı Marmara Araştırma Kurumu Başkanlığı (TÜBİTAK MAM) tarafından düzenlenen 14.06.2013 tarihli analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a)Hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yerine aynı Kanun'un 50 nci maddesinin gösterilmesi,
b)Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca öncelikle gün karşılığı 300 gün adlî para cezasına çevrilmesi, ardından 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği adli para cezasının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/22445, K. 2024/4549, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama