KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/22600 E., 2024/4656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/826 E., 2018/708 K.
- Suçlar
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sağlık kurulu raporu doğrultusunda hakkında mahkûmiyet hükümleri tesis edildiğine ve beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın; 24.11.2012 tarihinde 7 gün süreyle dağıtım iznine gönderildiği, 01.12.2012 tarihinde Birliğine katılış yapması gerekirken yapmadığı, 09.12.2012 tarihinde Erzurum'da polis tarafından yakalandığı; müteakiben 22.01.2013 tarihinde cezaevinden tahliye edilerek Yakutiye Askerlik Şubesine teslim edildiği, buradan 2 gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği, 24.01.2013 tarihinden en geç saat 24.00'e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 19.02.2013 tarihinde Erzurum'da polis tarafından yakalandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında izin tecavüzü ve firar suçlarından, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 66/1-a maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında özetle; ailevi sorunları sebebiyle Birliğine katılamadığını beyan etmiş ise de; bozma üzerine tespit edilen savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mareşal Çakmak Asker Hastanesi Baştabipliğinin, 28.07.2015 tarihli ve 2343 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık kurulu raporunda; hakkında antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konan sanığın 10.06.2013 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığı, askerliğe elverişsizlik halinin atılı suç tarihlerini kapsamadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihlerinde askerliğe elverişli olan sanığın, 01.12.2012-09.12.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yakalanmakla son bulan izin tecavüzü, 25.01.2013-19.02.2013 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yine yakalanmakla son bulan firar suçlarını işlediği belirlenmekle, atılı suçlara konu eylemlerinin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/22600, K. 2024/4656, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama