KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/23082 E., 2024/8196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/271 E., 2020/385 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın zoralımı
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık ... müdafiin temyiz istemi yönünden Sanık ... müdafiin 27.10.2020 tarihli süre tutum dilekçesi ile sanık ... hakkında da temyiz talebinde bulunduğu, ancak 21.11.2020 tarihinde gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen sanık ... hakkında vekâletname sunmadığı gözetilerek, temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafiin temyiz istemi yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiin süre tutum dilekçesindeki temyiz sebebi, münhasıran sanık ... hakkında verilen kararı temyiz etme iradesine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 19.03.2015 tarihinde eski bir fabrikaya bir aracın hırsızlık amacıyla girmiş olabileceğine dair anons üzerine kolluk kuvvetlerinin inceleme dışı sanık ...'ya ait olan ve sanık ...'un da çalıştığı iş yerinin deposundaki tanklarda ve ..... plakalı aracın üzerindeki tanklarda toplam 1.700 litre kaçak akaryakıt ve 1 adet elektrikli yakıt aktarma düzeneği ele geçirilen olayda, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ... müdafiin, 27.10.2020 tarihli süre tutum dilekçesi ile sanık ... hakkında da temyiz talebinde bulunduğu, ancak 21.11.2020 tarihinde gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen sanık ... hakkında vekâletname sunmadığından temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... müdafiin temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir.
B.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Kaçak ürünün 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Suçtan doğrudan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda alınmasına'' karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
A. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23082, K. 2024/8196, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama