KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/23416 E., 2023/6410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/905 E., 2018/943 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 10.10.2011 tarihli ve 2011/627 Esas, 2011/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.03.2011-27.07.2011 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 11.12.2012 tarihli ve 2012/1271 Esas, 2012/1103 Karar sayılı ilâmı ile;
"...Anayasa Mahkemesinin 21.11.2012 tarihli ve 28474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05.07.2012 tarihli ve 2012/9-103 Esas ve Karar sayılı kararı ile, ASCK’nın 47/1-A madde, fıkra ve bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasının Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün ve ASCK’nın Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “İzin tecavüzü” suçu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği bulunması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. (Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2013/386 Esas, 2013/553 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 13.03.2011-27.07.2011 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 25.02.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.02.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 27.06.2014, 05.08.2014 tarihlerinde dolandırıcılık suçunu işlediğinin Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/309 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2017/905 Esas, 2018/943 Karar sayılı kararı ile.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında 13.03.2011-27.07.2011 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü mddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 01.03.2011 tarihinde 2 gün yol süresi de verilerek toplam 12 gün izne gönderilen sanığın, en geç 13.03.2011 tarihinde izninden dönerek Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bilahare 27.07.2011 tarihinde Denizli'de polis ekipleri tarafından yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında; ailesinin kirada olması, maddi durumunun zayıf olması ve kaçarak evlendikleri için ailelerinin kendilerini kabul etmemeleri nedeniyle maddi durumunu düzeltme imkanının olmadığını, izin tecavüzünde bulunduğu süre zarfında boya ve kaporta işleri yaparak maddi durumunu düzelttiğini, daha sonra birliğine dönmek üzere iken Denizli'de otogarda polislerin hakkında tutanak düzenleyerek inzibata teslim ettiklerini beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Sanığın 01.03.2011-12.03.2011 tarihleri arasında iki günü yol süresi olmak üzere toplam 12 gün süre ile kanuni izne gönderildiğine dair erbaş-er izin belgesi dava dosyasında mevcuttur.
4. Birliği Komutanlığınca düzenlenen bila tarihli tutanakta; sanığın gönderildiği kanuni izinden 12.03.2011 tarihinde dönmesi gerekirken halen birliğine katılış yapmadığı belirtilmiştir.
5. Sanığın 27.07.2011 tarihinde yakalanmasın dair düzenlenen yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. İhbara konu Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/309 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcut olup, infaz aşamasında iken 2015/255 Esas sayılı dosyanın uzlaştırma işlemleri için uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle Mahkemenin 07.03.2017 kesinleşme tarihli 08.02.2017 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/309 Karar sayılı ek kararı ile cezanın infazının kaldığı yerden aynen devamına dair karar verildiği ve bu ek kararın dosya arasına alındığı saptanmıştır.
7. Sanık hakkında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan; "antisosyal kişilik ve madde kötüye kullanım (iptila düzeyinde olmayan) tanıları ile askerliğe elverişli olduğu, suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilemeyeceği, adlî müşahedesine gerek olmadığı" görüşünü içeren bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
8. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın gönderilmiş olduğu izinden 13.03.2011 tarihine kadar dönmesi gerekirken dönmediği, 27.07.2011 tarihinde yakalandığı, savunmasında beyan ettiği hususların askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazeret olarak kabulüne imkan bulunmadığı, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece, geçerli bir özrü bulunmayan sanık hakkında, izin tecavüzüne konu eylemin sabit görülmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek;
cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetildiğinde, denetim süresi içinde yeniden kasten suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanmasında bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik hususlarında doğan şüphelerin, psikiyatri uzmanı bilirkişi raporuyla dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2017/905 Esas, 2018/943 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23416, K. 2023/6410, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama