KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/24550 E., 2025/7268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/451 E., 2021/22 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Katılan vekili, sanık müdafi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde,
ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" şeklindeki düzenleme ile etkin pişmanlık hususunda soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısına ihtarat yükümlülüğü getirildiği ve soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı indirim oranları düzenlendiği, somut olayda sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda usulüne uygun olarak ihtarat yapılmadığı,
bu nedenle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katını yatıran sanığın cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla pek hafif olduğu Mahkemece de kabul edilmesine ve 2/3 oranında indirim yapılmasına rağmen indirim oranının 1/3 olarak belirtilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 4 numaralı bendinde yer alan "1/3" ibaresi çıkarılarak yerine "2/3" ibaresinin eklenmesi, hükmün 5 numaralı bendinden ''1/3 oranında indirim yapılarak sanığa 8 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine ''1/2 oranında indirim yapılarak 6 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/24550, K. 2025/7268, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama