KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/25055 E., 2025/7753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/598 E., 2020/864 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Suç tarihleri
- —
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-03.02.2015 Tarihli Eylem Yönünden Sanık hakkında verilen hapis cezasının kanuni sonucu olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de; Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II-Zincirleme Suç Hükümleri Kapsamında İşlenen 12.11.2014, 27.11.2014, 07.12.2014 ve 20.12.2014 Tarihli Eylemler Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu birleşenli bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 12.11.2014, 27.11.2014, 07.12.2014, 20.12.2014, iddianame düzenleme tarihlerinin 23.01.2015, 03.02.2015, 29.01.2015, 28.01.2015 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistem sorgulamasında, Dairemizin 2023/18598 Esasına kayıtlı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/147 Esas, 2023/1181 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.03.2023 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25055, K. 2025/7753, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama