İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/25175 K.2024/6467

Sanık ...'un yokluğunda verilen kararın, en son bildirdiği, aynı zamanda Mernis adresi olan adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebliği usule ve kanuna aykırı olduğundan, sanığın temyiz…

Esas2021/25175Karar2024/6467Tarih12 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.480 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2021/25175 E., 2024/6467 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2013/408 E., 2014/219 K.
Suç
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
Hüküm
Sanıkların mahkûmiyetleri, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
Tebliğname görüşü
Düzelterek onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.480 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Sanık ...'un yokluğunda verilen kararın, en son bildirdiği, aynı zamanda Mernis adresi olan adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebliği usule ve kanuna aykırı olduğundan, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'un temyiz sebepleri; hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

II.GEREKÇE

Yol kontrol ve arama noktasında sevk ve idarelerindeki araç ile durmayarak kaçan sanıkların, aracı terk edilmiş ve kilitli halde bıraktıkları yere yeniden gelerek aracı çalıştırdıkları, köyün dışında çalılıkların arasına gizlenmiş vaziyette bulunan sigaraları poşetlerle araca yükledikten sonra hareket halinde iken kolluk birimlerince durduruldukları, araçta 670 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık ...'un savunmasında; Osmaniye'den kiraladığı araçla kaçak sigaraları getirdiğini, diğer sanığın sigaralarla ilgisi olmadığını, yanına arkadaşlık etmesi için getirdiğini, maddi sıkıntılar nedeniyle bu işi yaptığını, pişman olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Sanık ...'un savunmasında; sanık ...'un kiraladığı araçla gezmeye çıktıklarını, Kilis'te kahvehanede otururlarken bir ara sanık ...'un yanından ayrıldığını, getirdiği poşetleri araca yüklediğini, içine baktığında sigaraları gördüğünü, bir şey olmayacağını söylediğini, yoldaki kontrol noktasında durmayarak kaçtıklarını, sigaraları araziye atıp aracı da kilitli vaziyette bıraktıklarını, bir saat sonra terk ettikleri aracı alıp sigaraları da yeniden yükledikten sonra yakalandıklarını, suçlamayı kabul etmediğini, sigaraların Yusuf'a ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Malen sorumlunun beyanında; aracını olaydan önce oto kiralama şirketine kiralanmak üzere bıraktığını, sanıkları tanımadığını, sigaralarla ilgisi olmadığını, mağdur olduğunu, sanıklardan şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istediğini belirttiği görülmüştür.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

A.Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dosyada mevcut araç kiralama sözleşmesine göre suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının olaydan önce sanık ... tarafından araç kiralama şirketinden kiralandığının, aracını kiraya verilmek üzere araç kiralama firmasına bırakan malen sorumlunun iyi niyetli olduğunun aksine delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği cihetle nakil aracının iadesine yönelik kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de

göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,

yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onsekizinci, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin 2 nci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

3.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekâlet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A.Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

B.Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanıklar ... ve ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanık ... ile katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Yerel Mahkemenin 03.04.2014 tarih ve 2014/219 sayılı kararıyla sanıkların 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan aracın iadesine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın iadesine ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir.

Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir.

Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963. Veli Özer Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker ..., Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733).

Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K. 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır.

Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesince bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir.

Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesi kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır.

Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere

kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın iadesine ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 12.06.2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25175, K. 2024/6467, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.temyiz Sebepleri
  4. Iı.gerekçe
  5. III. Karar
  6. Kısmi Karşı Düşünce

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25175
Karar No
2024/6467
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/25181 K.2024/7978
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/25309 K.2024/9289
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/25329 K.2024/8365
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/25365 K.2024/7418
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/25379 K.2024/7717
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/25382 K.2024/8560

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.