KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/25369 E., 2024/3232 K.·İnceleme Konusu
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/342 E., 2019/78 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/342 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 22.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2021 tarihli ve 94660652-105-09-11487-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/89951 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/89951 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarihli ve 2019/1484 esas, 2019/10301 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 58/4. maddesinde yer alan, "Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz..." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de;
incelemeye konu suçun sırf askeri suç, tekerrüre esas kabul edilen Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2017 tarihli ve 2016/313 esas, 2017/261 sayılı kararına ilişkin nitelikli hırsızlık suçunun adlî nitelikte suç olması nedeniyle, tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sırf askerî suçun, herhangi bir mevzuatta tanımı yapılmamış olmakla birlikte; doktrinde, bir asker kişi tarafından askerî bir hizmet veya görevin ihlali suretiyle işlenip de sivil kimseler tarafından işlenmesi mümkün olmayan ve genel ceza kanununda kısmen ya da tamamen öngörülmeyen suçlar sırf askerî suçlar olarak tanımlanmaktadır. (Sahir ERMAN, Askerî Ceza Hukuku, İstanbul, 1983, s.151)
5237 sayılı Kanun'un 58/4. maddesinde "Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz..." şeklinde yer alan düzenlemeye karşın; hükümlünün cezalandırılmasına karar verilen yoklama kaçağı suçunun failinin sivil bir şahıs olması nedeniyle sadece askerî şahıslar tarafından işlenebilecek “sırf askerî suçlar” kategorisinde olmadığı, bununla birlikte sivil kişiler tarafından işlenebilen mahsus (özgü) suç niteliğinde olması dikkate alındığında askerî suç benzeri olduğu söylenebilecektir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; yoklama kaçağı suçunun sırf askeri suç olmadığı, bu açıdan da tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir engel bulunmadığı anlaşılmakta ise de; hatalı olarak sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi karşısında; neticesi itibarıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/342 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25369, K. 2024/3232, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama