KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/2629 E., 2024/5004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/200 E., 2016/473 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre; 01.12.2014 tarihinde 136 ihbar hattına, sanığa ait ... adlı iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı yapılması üzerine, kolluk görevlileri tarafından konuya ilişkin yapılan çalışma kapsamında bahse konu iş yerine 31.12.2014 tarihinde gidildiği ve büfede görünür halde bulunan 45 paket kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
Bu olay nedeniyle sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; polislerin iş yerine gelerek ihbar içeriğinden bahsederek iş yerinde kaçak sigara bulunup bulunmadığını sormaları üzerine, masanın çekmecesinde bulunan kaçak sigaraları görevlilere gösterdiğini, iş yerinde ele geçen kaçak sigaraları içmek için bulundurduğunu beyan etmiştir. Mahkemedeki savunmasında ise; ele geçen kaçak sigaraların iş yerinde içmek için çekmecede bulundurduğu sigaralar olduğunu, kaçak sigara satışı yapmadığını beyan etmiştir.
Sanığın başlangıçtan beri kaçak sigaraların iş yerinde çekmecede bulunduğunu beyan ederek, kaçak sigaraların iş yerinde görünür vaziyette olduğu yönündeki olay tutanağı içeriğindeki anlatıma itiraz ettiği de gözetilerek; dosya kapsamına göre, somut olayda iş yerinde yapılan işlem, arama işlemi olup, sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında,
aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, dosyada başkaca, sanığın savunmasının aksine atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyetini gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak,
kesin ve inandırıcı delil dosyada delil de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2629, K. 2024/5004, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama