KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/2715 E., 2024/2745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/673 E., 2016/260 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Gümrük Müdürlüğüne
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
gönderilmesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olduğu halde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece soruşturma işlemleri sırasında 28.03.2013 tarihli 6455 sayılı Kanun ile değişik 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235 inci maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapıldığı, bu değişikliğe göre de yalnızca idari para cezası gerektiren kabahat eylemi olarak düzenlendiği, söz konusu değişikliğin de iddianamenin düzenlenmesinden önce olduğu belirtilerek, 5271
sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca karar verilmesine yer olmadığına, işlem yapılıp yapılmaması hususunda dosyanın Gümrük Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre gümrük müşaviri sanık ... ile yükün teminatını karşılayan firma yetkilisi ...'ın diğer sanıklar ... ve ...'nın eylemine iştirak etmediklerinin anlaşılması karşısında eylemin toplu kaçakçılık suçu kapsamında kalmadığı, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu,
anılan madde uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği sanıklar hakkında zamanaşımı en son kesen sebep olan son savunmanın alındığı 01.04.2015 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu eşya hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2715, K. 2024/2745, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama