İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/31408 K.2023/6801

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305…

Esas2021/31408Karar2023/6801Tarih11 Temmuz 2023Okuma8 dk · 1.515 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2021/31408 E., 2023/6801 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2019/474 E., 2021/44 K.
Suç
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.515 kelime·8 dk okuma·5 bölüm

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2009 tarihli ve 2009/1020 Esas sayılı iddianamesi ile ; a) Sanık ... hakkında özel belgeyi bilerek kullanmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü

maddesi ile aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile;

b) Sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik, özel belgeyi bilerek kullanmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi ile aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile; Kamu davaları açılmıştır.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2011 tarihli ve 2011/142 Esas, 2011/124 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapılmak üzere görevsizlik kararı verilmiştir.

3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2014/11 Esas, 2014/210 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında zimmet suçundan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 15 yıl hapis cezası ve 250.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık ... hakkında zimmet suçundan 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu , 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 7 yıl 6 ... hapis cezası ve 125.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Anılan kararın sanıklar müdafiileri tarafından temyizleri üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2016/7993 Esas, 2019/37945 Karar sayılı kararı ile " ... mudiler ... ve ... hakkında düzenlenen bireysel kredi sözleşmelerindeki eylem yönünden suçun basit zimmet niteliğinde kaldığı, mudiler ..., ... ... yönünden kredilerde bulunan sahte imzaların ilk bakışta sahteliği anlaşılmayıp, iğfal kabiliyetinin bulunduğu bu fiiller bakımından sanıkların eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilerek yapılan incelemede;

a) Sanık ...'in eyleminin azmettiren niteliğinde olduğu gözetilmeden sanık ... eylemine yardım eden sıfatı nedeniyle hüküm kurulması,

b) Nitelikli banka zimmeti suçunu işlediği sabit olan sanıklar ... ve ... hakkında, 5411 sayılı Kanunun 160/2. maddesi uyarınca temel ceza belirlenip, eylemlerin değişik zamanlarda birden çok kez işlenmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması, zimmet miktarının tamamı ödenmesi hâlinde 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına karar verildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim tatbik edilip, gün adlî para cezasının tayin edilmesi,

5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca adlî para cezası, ödenmeyen nitelikli banka zimmeti varsa bu miktarının üç katından az olamayacağından ödenmeyen zimmet miktarının 3 katı olarak adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken; ilgili kanun maddelerinin uygulama sırası hatalı tatbik edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi ve sanıklar hakkında adlî para cezası

yönünden fazla ceza tayini,

c) Oluşan banka zararı nitelikli zimmet miktarı olan 24.000,00 TL olduğu ve sanık ... hakkında icra takibi yolu ile 25.738,22 TL tahsil edildiği ve bu ödemenin sanıklar lehine nitelikli zimmet miktarının ödendiği kabul edilmesi gerektiği cihetle sanıklar hakkında adlî para cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,

d) Sanıkların işlem sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hakkaniyetle bağdaşmayacak şekilde 1/2 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayini,

e) 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

f) 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinde öngörülen zimmet suçunun niteliği gereği, atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen mudi ...'ın müdahilliğine karar verilip lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması,

g) Katılan bankanın 08.04.2010 tarihli yazısıyla sanıklar tarafından banka zararının tamamen ödenmediğinin belirtilmesi ve mahkemenin de bu yöndeki kabulü karşısında 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca sanıkların bankanın uğradığı zararı tazmine mahkum edilmemesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2021 tarihli ve 2019/4747 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında zimmet suçundan 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi, 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 8 yıl 4 ... hapis cezası ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Banka vekilinin temyiz isteği; banka zararının hükümden önce giderildiği iddiasıyla cezada indirim yapılması yönüyle ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin azmettirme eylemi koşullarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ...'ın 15.12.2005 - 20.09.2006 tarihleri arasında T.C. Ziraat Bankası .../Tekman şubesinde müdür olarak görev yaptığı, ..., ... ve ... illerinde ikamet eden mudiler ..., ..., ..., ... ve ...'ın bilgi ve iradeleri dışında bu mağdurlar adına sahte bireysel kredi evrakları düzenlemek suretiyle

mağdurlara bireysel kredi kullandırılmış gibi göstererek, çıkarttığı kredileri zimmetine geçirmek suretiyle katılan bankayı toplam 36.800,00 TL zarara uğrattığı; sanık ...'in ise, daha önceden tanıdığı sanık ...'ın usulsüz şekilde kredi çıkartabilmesini kolaylaştırmak amacıyla mudilerden ..., ..., ... ve ... ile iletişim kurarak bu kişilere, Ziraat Bankasında tanıdığı olduğundan bahisle kolay kredi kullandırabileceği yönünde ikna ettikten sonra, bu mudilerden elde ettiği belgeleri değiştirerek ve diğer sanık ...'a vererek Ziraat Bankasından usulsüz kredi çekilmesine iştirak ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık ...; suçlamayı kabul etmediğini, ...'den gittikten sonra diğer sanık ... ile hiç görüşmediğini, ...'a hiçbir şekilde yardımcı olmadığını, hiçbir evrakı tanzim etmediğini, hiçbir evrakta imzasının olmadığını, sanık ...'i kendisinin şikâyet ettiğini, teyzesi olan ... adına kredi kullandırıldığını bundan dolayı şikâyette bulunduğunu, aynı davadan dolayı ... ilinde yargılandığını ve beraat ettiğini savunmuştur.

3. Sanık ...; suç tarihinde ... ili Hınıs İlçesi Ziraat Bankasında Müdür olarak görev yaptığını, Bankacılıkta özellikle yönetici pozisyonunda bulunan kişilerin başarılı olarak sayılabilmeleri için belli bir miktarın üzerinde vatandaşlara kredi kullandırılmasının gerektiğini, bu kapsamda Hınıs İlçesi ... ve az kredi kullanılan bir yer olduğu için ilçede çevresinde tanıdığı insanlara kredi kullanabilecekleri yönünde tavsiye ve telkinlerde bulunduğunu,

iddianamede adı geçen mağdurların da bankada kendi ... ve iradeleri dahilinde kredi sözleşmeleri imzalayarak ve kredi için gereken belgeleri getirmek suretiyle usulüne uygun bir şekilde kredi kullandıklarını ancak; daha sonra bu kredileri ödemede güçlük çektikleri için kendilerine zorla kredi kullandırdıkları yönünde şikâyet ettiklerini, diğer sanık ...'i ...'da görevliyken tanıdığını, ...'in sonraki görev yerine de gelerek önerdiği kişilerin kredi talebinde bulunduklarını, inceleme yaparak gerekli evraklarını tanzim ederek kredi verdiğini, daha sonra verdiği belgelerin sahte olduğunun ortaya çıktığını,

evrakların sahte olarak verildiği konusunda herhangi bir kastının bulunmadığını, kredi verilmesinin aynı birimde çalışan diğer görevlilerin de onay vermesi hâlinde ancak kredi alma işleminin gerçekleştiğini savunmuştur.

4. Sanık ... T.C. Ziraat Bankası ... ili Tekman ilçesi şubesinde Müdür olarak (öncesinde ... ili ... şubesinde çalıştı) 15.12.2005 tarihinde göreve başladığı ve 20.09.2006 tarihinde ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.

5. Dosyamız arasında 05.01.2007 havale tarihli sanıklar hakkında zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusu bulunmaktadır.

6.29.09.2006- 74 tarih ve sayı numaralı soruşturma raporu bulunmaktadır.

7.Mudiler ... ve ... hakkında düzenlenen bireysel kredi sözleşmelerindeki imzaların aldatıcı nitelikte bulunmadığı, bu eylem yönünden suçun basit zimmet niteliğinde kaldığı, sanık ...’ın mudi ... ve sanıkların mudiler ... ...’yı kandırarak önceden boş kredi sözleşmelerine aldığı imzalı evrakı kullanmak suretiyle, bu mudiler adına kredi çekilmesini sağlayarak mudiler yerine tediye fişine imza atmak suretiyle nitelikli zimmet suçunu işledikleri Hukukî Süreç (2) numaralı bentte anlatıldığı üzere sahte imzaların ilk bakışta sahteliği anlaşılmayıp, iğfal kabiliyetinin bulunduğu bu fiiller bakımından sanıkların eyleminin olayda zimmetin

açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranış olduğu ve nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ve katılan banka vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; İcra takibine istinaden yapılan ödemelerin etkin pişmanlık kapsamında yapılan bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanıkların cezasında 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2019/474 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ve katılan banka vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

11.07.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/31408, K. 2023/6801, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31408
Karar No
2023/6801
Tarih
11 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/31795 K.2023/5699
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/31835 K.2023/6748
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/32184 K.2023/6702
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/32190 K.2023/6698
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/32248 K.2023/6700
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/32269 K.2023/6612

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.