KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/32217 E., 2025/2017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1974 E., 2021/826 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil araçlarının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi ile 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/23. maddeleri arasında lehe aleyhe kanun değerlendirmesinde; suça konu gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değerinin hafif/pek hafif olması halinde 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un sanıklar lehine sonuç doğurabileceği gözetilerek,
suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/23. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanıklardan ayrı ayrı ele geçen eşya yönünden düzenlenecek kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarında bildirilecek olan gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hüküm verilince kadar ödenmesi halinde cezada soruşturma aşamasında ihtar yapılmadığı gözetilerek 1/2 oranında indirim yapılacağını bildirir ödeme ihtaratı yapılmadan toplam ele geçen eşya yönünden belirlenen gümrüklenmiş değerin iki katının bildirilmesi suretiyle sanıkların yanıltılması ve ödeme yapmadıklarından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi,
aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı,
bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “ basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.Sanıklardan "peynir" cinsi eşya ele geçirildiği ve hükümde 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulduğu halde gerekçede "4733 S.K. Sanık lehine olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde denilmek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Sanıklara ait olan suça konu nakil araçlarının müsaderesi için 5607 sayılı Kanun'un 13/1-b. fıkra ve bendinde belirtilen kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği cihtele; sanıklardan ele geçen her bir eşya yönünden gümrüklenmiş değer belirlenerek nakil araçlarının 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre araçların müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/32217, K. 2025/2017, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama