İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2021/4130 Karar: 2025/1728 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/4130 K.2025/1728

7. Ceza Dairesi 2021/4130 E. , 2025/1728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/527 E., 2016/360 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hüküml

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2021/4130 E. , 2025/1728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/527 E., 2016/360 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hüküml

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2021/4130 E. , 2025/1728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/527 E., 2016/360 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2014 tarihli ve 2013/9-610 Esas, 2014/512 Karar sayılı kararında; '' Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. Soruşturmayı başlatmaya yetebilecek nitelikte olması gereken ve basit şüphe de denilen başlangıç şüphesi, 5271 sayılı CMK'nun 160. maddesinin birinci fıkrasında "bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl" şeklinde ifade edilmiştir. Başlangıç şüphesinin, dayandığı deliller basit, diğer aşamalarda elde edilebilecek delillere göre yetersiz ve/veya sayıca az olmakla birlikte en azından belirti düzeyinde delillere dayanıyor olması ve bir şuçun işlendiği yolunda akla ve mantığa uygun bir şüphe ortaya koyması gerekmektedir. Bu bakımdan somut olaylara dayanmayan, soyut iddia ve tahminler başlangıç şüphesi olarak kabul edilemeyecek, buna karşılık başlangıç şüphesinin belirli bir kişiye yönelmesi de gerekmeyecektedir. Ortada bu nitelikte bir şüphe yokken ceza muhakemesi soruşturmasının başlatılması ve koruma tedbirlerine müracaat edilmesi halinde, bu işlemin kaynağı hukuki olmayacağından keyfilik olarak değerlendirilmesi söz konusu olacaktır. (Bahri Öztürk, Ceza Hukukunda Koğuşturma Mecburiyeti, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1991, s.54, Feridun Yenisey, Hazırlık Soruşturması ve Polis, Beta Yayınları, İstanbul, 1.Bası, Mayıs 1987, s.45) Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. Bu nedenle önleme aramasını, en kısa zamanda tamamlanması gerekir. CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir.'' şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiştir. Durumundan şüphelenilmesi üzerine takibe alınan sanığın kaçak sigaraları sattığının görülmesi sonucu girdiği pasajda depo olarak kullandığı yerin görülmesine istinaden yapılan aramada dava konusu kaçak sigaraların ele geçirildiği somut olayda; ihbar ile birlikte soruşturmayı başlatmaya yetebilecek nitelikte olması gereken ve basit şüphe de denilen başlangıç şüphesinin oluştuğu cihetle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2. ve 161. maddeleri ila 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluk görevlilerinin, derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte iken yaptıkları arama işlemi, hukuka aykırı olup bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması mümkün değildir. Hukuka uygun olmayan arama işlemi sonucunda ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağının belirlendiği olayda; dosyadaki hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirme dışı tutulması halinde, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Asliye Ceza Mahkemesi 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetten bir sanık hakkında beraat, diğeri hakkında mahkumiyet ve kaçak eşyanın müsaderesine hükmetmiştir. Durumundan şüphelenilip takibe alınan sanığın kaçak sigara sattığının görülmesi üzerine depo olarak kullandığı yere girilerek arama yapılmış ve kaçak sigaralar ele geçirilmiştir.

Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/9-610 Esas, 2014/512 Karar sayılı kararına göre bir suçun işlendiği izlenimini veren başlangıç şüphesi oluştuğunda kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına haber verip talimat doğrultusunda soruşturma işlemi yapması gerekir; savcı bilgilendirilmeden yapılan arama hukuka aykırı olup elde edilen deliller hükme esas alınamaz.

Uygulama Sonucu: Bozma: hukuka aykırı arama sonucu elde edilen deliller değerlendirme dışı bırakıldığında mahkumiyete yeterli delil kalmadığından, beraat yerine mahkumiyet kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Dava Strateji Notu: Kaçakçılık dosyalarında, başlangıç şüphesi doğduğu anda savcıya bilgi verilmeden yapılan aramaların 'hukuka aykırı delil' olarak dışlanması güçlü bir beraat argümanıdır; savunma, aykırı delil çıkarıldığında geriye kalan delilin yetersizliğini vurgulamalı.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla