KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/4383 E., 2025/6725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/121 E., 2016/47 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Temyiz edenler
- Sanıklar
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin 24.06.2016 havale tarihli dilekçesinin temyiz mahiyetinde olmadığı anlaşılmış ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz talebine göre yapılan incelemede,
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin kaçak sigaralar yönünden 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları, kaçak çaylar yönünden ise aynı Kanun'un 3/5. fıkrası kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237
sayılı Kanun) 44. maddesinde düzenlenen "fikri içtima" hükümleri gereğince her iki eylemin tek suç kapsamında olacağı, buna göre eylemin kül halinde değerlendirilerek 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında karar verilmesi gerekirken, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve 3/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle,
5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, imha edilen suça konu sigaraların müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi ve suça konu çayların müsaderesine ilişkin kısımda uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4383, K. 2025/6725, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama