KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/4472 E., 2025/5725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/50 E., 2016/7 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, hükümleri temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Mahkemenin dosyadan el çektikten sonra asıl hükümle karar vermeyi unuttuğu eşyalar hakkında 08.01.2016 tarihinde dosya üzerinden verilen ek kararın hukuken geçersiz olduğu gözetilerek asıl hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
İddianame ile müsaderesi ve iadesi talep edilen eşyalar hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Suça konu eşyaların sanıkların işlettiği farklı işyerlerinde yapılan aramalar sırasında ele geçirildiği ve sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçun işlenmesine iştirak ettiklerine dair delil elde edilememesi karşısında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun somut olayda gerçekleşmediği ve sanıkların eylemlerinin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, mahkûmiyet kararlarının verildiği 05.01.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4472, K. 2025/5725, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama