İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/10912 K.2024/6014

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 15.09.2022 tarihli ve 2022/4 Karar sayılı kararıyla;

Esas2022/10912Karar2024/6014Tarih4 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.154 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2022/10912 E., 2024/6014 K.·Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri Arasındaki A- Karar Uyuşmazlığının Giderilmesine Dair Başvuru

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2024
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.154 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 15.09.2022 tarihli ve 2022/4 Karar sayılı kararıyla;

Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi'nin 01.07.2022 tarihli yazıları ile, Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.10.2021 tarih, 2017/642 Esas, 2021/1001 Karar sayılı kararına da esas teşkil eden, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasında düzenlenen hafif ve pek hafif indirimi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının birlikte uygulanması gerektiği durumlarda, hangi maddenin önce ve sonra uygulanacağı noktasında istinaf ceza daireleri kararları arasında farklılık bulunduğu;

bu kapsamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi'nin 03.11.2021 tarih, 2020/6083 Esas, 2021/5113 Karar sayılı ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 17.05.2022 tarih, 2022/109 Esas, 2022/2416 Karar sayılı kararlarında, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinden sonra uygulandığı;

oysa Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesi'nin 21.03.2022 tarihli, 2021/2932 Esas, 2021/1472 Karar sayılı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 08.04.2022 tarihli, 2021/40 Esas, 2022/363 Karar sayılı kararlarında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinden önce uygulandığı ve daire kararları arasındaki bu sarih uyuşmazlığın giderilmesi gerektiği talep edilmiştir.

Uyuşmazlığın giderilmesi talebini içeren yazı ekindeki dava dosyasının yapılan incelemesinde; 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının birlikte uygulanmak zorunda olduğu aynı nitelikteki davalarda, hangi maddenin önce, hangi maddenin sonra uygulanması noktasında ceza daireleri kararları arasında tersine uygulamalar yapıldığı açıkça anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında ''...bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin de gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce arttırma sonra indirme yapılır. Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir...'' şeklinde düzenleme yapıldığı;

Mezkur uyuşmazlığın da bu düzenleme kapsamında ele alınması gerektiği ve bu kapsamda 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü ve 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmikinci fıkralarının uygulanması gerektiğine kurulumuzca kanaat getirilmiştir.

Zira kurulumuzca varılan bu kanaat, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 16.05.2022 tarih ve 2022/2354 Esas, 2022/ 9522 Karar sayılı kararı ile de teyit edilmiştir. Anılan Yargıtay kararında ''...sanık ... hakkında ise.

6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa'nın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, sırasıyla 5237 sayılı TCK'.nın 43. maddesi uygulanarak, 5607 sayılı Yasa'nın 3/22 ve 4/2. maddelerinin uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerekirken...'' gerekçesiyle bozmaya konu edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında; itiraza konu kararlar arasında sarih bir uyuşmazlığın bulunduğuna ve yukarıdaki görüşümüz ile birlikte uyuşmazlığın yüce Yargıtay'ın denetimine sunulmasına" yönündeki görüşü ile birlikte, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Başkanlar Kurulunun Görevleri" başlıklı 35 inci maddesi gereği, Yüksek Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek giderilmesini istemiştir.

B- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR

1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2020/6083 Esas, 2021/5113 Karar sayılı kararı,

2-Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/2416 Karar sayılı kararı,

3-Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/2932 Esas, 2021/1472 Karar sayılı kararı,

4-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.04.2022 tarihli ve 2021/40 Esas 2022/363 Karar sayılı kararı

C-KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ KARARLARI 1-5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasında düzenlenen hafif ve pek hafif indirimi ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının birlikte uygulanması gerektiği dosyalarda;

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 2020/6083 Esas, 2021/5113 Karar sayılı ilamında görüldüğü üzere 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiiinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği durumlarda 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinden sonra uygulanması gerektiğini belirttiği,

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2932 Esas 2022/1472 Karar sayılı ilamında ilk derece mahkemesi Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/403 Esas 2021/988 Karar sayılı ilamında.

5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği durumlarda 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinden önce uygulandığı hükmü onadığı, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2022/109 Esas 2022/2416 Karar sayılı ilamında görüldüğü üzere üzere 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği durumlarda 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinden sonra uygulandığı,

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2021/40 Esas 2022/363 Karar sayılı ilamında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 maddesinin uygulanması gerektiği durumlarda 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinden önce uygulanması gerektiğine dair bozma kararının bulunduğu anlaşılmıştır.

D-KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE TALEBİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2022 tarihli, UG-2022/130228 sayılı Uyuşmazlık talebinin değerlendirilmesi konulu yazısında; "....TCK.nın 61/4-5. maddesinde ''...bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerinde gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce arttırma sonra indirme yapılır.

Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.'' şeklinde düzenleme yapıldığı; mezkur uyuşmazlığın da bu düzenleme kapsamında ele alınması gerektiği ve bu kapsamda 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla TCK.'nın 43. ve 5607 sayılı Yasa'nın 3/22. maddelerinin uygulanması gerektiği;

bu kapsamda Erzurum BAM 5. Ceza Dairesi'nin 21.03.2022 tarih, 2021/2932-1472 Esas-Karar sayılı ve Ankara BAM 7. Ceza Dairesi'nin 08.04.2022 tarih, 2021/40 Esas, 2022/363 Karar sayılı kararları ile yapılan uygulamanın yasal ve yerinde olduğu değerlendirilmiştir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2022/2995, 2022/9522, 2022/12490, 2022/9996 Karar sayılı kararları da aynı doğrultudadır.

Açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinin arasında oluşan değinilen uyuşmazlığın yüksek Yargıtay 7. Ceza Dairesinin birçok ilamında olduğu gibi önce TCK 43. maddenin sonrasında ise 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesinin uygulanacağı şeklinde giderilmesinin yasal ve yerinde olacağı düşünülmektedir. Sonuç: 696 sayılı KHK m.92/2 maddesi ile değişik 5235 sayılı Kanunun 35/1 madde ve fıkrası uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 15.09.2022 tarih ve 2022/4 Esas, 2022/4 Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararına istinaden değinilen kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine" karar verilmesi talep edilmiştir.

Erzurum Ceza Dairesi Başkanlar Kurulu, Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin uyuşmazlığın giderilmesi talebinin kabulü ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararları arasındaki uyuşmazlığının giderilmesi konusunda 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek uyuşmazlığın giderilmesi istenilmiştir.

E- KARAR UYUŞMAZLIĞI İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER

1.5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunu'nun, 20.11.2017 tarihli ve 696 sayılı KHK’nin 92 nci maddesi İle değişik, Başkanlar Kurulunun Yetkileri Başlıklı 35 inci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi;

''...(3)Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek,''

Aynı maddenin ikinci fıkrası;

''(Değişik fıkra: 20/11/2017 – KHK-696/92 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/87 md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir...'',

2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Cezanın belirlenmesi” kenar başlıklı 61 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; "…(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır. (5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir…"

3.28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası, “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir”

hükümlerini içermektedir.

F- İNCELEME, DEĞERLENDİRME , GEREKÇE VE SONUÇ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Dairemize gönderilen karar uyuşmazlığının giderilmesine dair başvuru evrakı incelendi:

Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri arasında ortaya çıkan ve Dairemizce çözümlenmesi talep edilen uyuşmazlığın konusu, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının birlikte uygulanmak zorunda olduğu aynı nitelikteki davalarda, hangi maddenin önce, hangi maddenin sonra uygulanması gerektiğine ilişkindir.

28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek,15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen, “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar,

pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklindeki düzenleme ile eşyanın değerinin hafif veya pek hafif olması halinde cezada indirim imkanı getirilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Cezanın belirlenmesi” kenar başlıklı 61 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ise; "…(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır. (5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir…"şeklinde düzenlenmiştir.

Buna göre; belirlenen temel ceza üzerinden suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri uyarınca artırım veya indirim yapılacak, daha sonra belirlenen ceza üzerinden anılan maddenin beşinci fıkrası uyarınca sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenecektir.

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin dördüncü fıkrasında nitelikli halden bahsedildiği için öncelikle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasındaki düzenlemenin bir nitelikli hal olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde “nitelikli haller” başlığı altında kaçakçılık suçunda nitelikli haller özel olarak sayılmış olup, bu Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasındaki cezanın değere göre indirilmesi veya artırılması nitelikli haller arasında sayılmamıştır.

5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.” denilmesine karşın Dairemiz uygulamalarında zamanaşımı süreleri hesaplanırken 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasındaki fahiş değer içeren miktar göz önüne alınmamaktadır. Zamanaşımı sürelerinin hesabında nitelikli hal olarak görülmeyen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının ceza sıralamasının belirlenmesinde nitelikli hal olarak görülmesi çelişki oluşturmaktadır.

5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan nitelikli hallerden olmaması, Dairemizce 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre değerlendirmede 3 üncü maddenin yirmiüçüncü fıkrasındaki fahiş değerin zamanaşımı hesabında nitelikli hal olarak görülmemesi, gözetilerek önce 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin daha sonra 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.

Yukarıdaki açıklama ve düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının birlikte uygulanmak zorunda olduğu aynı nitelikteki davalarda, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasından önce uygulanacağına, bu kapsamda uyuşmazlığın giderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/10912, K. 2024/6014, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. B- Karar Uyuşmazlığının Giderilmesine Konu Kararlar
  4. E- Karar Uyuşmazlığı İle İlgili Yasal Düzenlemeler
  5. F- İnceleme, Değerlendirme , Gerekçe Ve Sonuç
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10912
Karar No
2024/6014
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/10918 K.2024/5568
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/10935 K.2024/5886
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/10950 K.2024/4494
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10966 K.2024/19651
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/10973 K.2024/9798
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10981 K.2024/19893

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.