Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2022/11269 E. , 2023/5347 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gere
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2022/11269 E. , 2023/5347 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafi ile katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2012 tarihli ve 2011/57 Esas, 2012/99 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereği 14 yıl 5 ... 10 gün hapis ve 348.880,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2.Mahkemenin söz konusu kararının sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.02.2013 tarihli ve 2012/24262 Esas, 2013/4543 Karar sayılı ilâmıyla; "...1-Sanığın, şikâyetçiler ..., ..., ... ve ...'a ait paralara fiş düzenlenmeden gerçekleştirdiği zimmet fiillerinin basit zimmet olarak kabul edilmesi gerektiği cihetle, 5411 sayılı kanunun 160/2.maddesinin ikinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin edilecek olan adlî para cezasının belirlenmesinde basit zimmete konu miktarın dikkate alınmaması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken tümünün nitelikli zimmet kabulü ile yazılı şekilde fazla adlî para cezası tayini, Kabul ve uygulamaya göre de; 2-Banka zararının sanıktan alınarak katılan bankaya verilmesine karar verildiğine göre katılan lehine nisbi vekâlet ücreti ile hazine lehine nisbi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen müştekilerin yasaya aykırı olarak davaya katılmasına karar verilerek lehlerine vekâlet ücreti tayini, 4-Zimmet nedeniyle meydana gelen banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hukuk mahkemelerinde dava konusu olabileceği de gözetilmeden zararın faizi ile (fer'ileriyle) birlikte ödettirilmesine hükmolunması,,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2013 tarihli ve 2013/63 Esas, 2013/118 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereği 14 yıl 5 ... 10 gün hapis ve 184.362,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 4.Mahkemenin söz konusu kararının sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.02.2014 tarihli ve 2013/16886 Esas, 2014/1986 Karar sayılı ilâmıyla; "...1-Dairemizce, 27.02.2013 tarih ve 2012/24262 Esas, 2013/4543 Karar sayılı ilamı ile sanığın eylemlerinin bir bölümünün basit, bir bölümünün nitelikli zimmet olduğu kabul edilmiş ise de, 4389 ve 5411 sayılı yasalar kapsamında nitelikli zimmet suçu kriterlerinin aralarında fark bulunmadığına ilişkin Dairemizin kabulü ve istikrar bulmuş uygulamalarına göre; Sanığın sübut bulan atılı eylemlerinin tümünün zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmesinin gerekmesi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2014 tarihli ve 2014/24 Esas, 2014/74 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereği 6 yıl 8 ... hapis ve 66.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 6.Mahkemenin söz konusu kararının sanık ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/11184 Esas, 2018/9244Karar sayılı ilâmıyla; "...Suça konu dosyanın mudiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın hesaplarından sanığın 29.06.2010 tarihi ve öncesinde toplam 104.522,50 TL'yi zimmetine geçirdiği iddiasına ilişkin olduğu, Dairemizce aynı gün incelenen 2018/6124 Esas sayılı Sinop Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/2 Esas sayılı dosyasının ise yine sanık ...'nın incelenen dosyadan farklı 52 mudinin hesabından 29.06.2010 tarihi ve öncesinde toplam 509.292,97 TL'yi zimmetine geçirdiği iddiasına ilişkin olduğu; Sinop Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/2 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosyadaki eylemlerin farklılık gösterdiği ve her iki dava dosyasında suç tarihinin aynı olduğu anlaşılmakla; aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından her iki dava dosyasının birleştirilerek ve eylemlerin ayrıntılı incelenerek sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 7.Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/2 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yapılan yargılamada, sanığın aynı eylemi nedeniyle Mahkemenin 2014/24 Esas sayılı dosyasında da yargılandığının anlaşılması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir. 8.Mahkemenin söz konusu kararının şikâyetçiler vekili ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.09.2013 tarihli vee 2018/6124 Esas, 2018/9243 Karar sayılı ilâmıyla; "...II) Katılan T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın aynı eylemi nedeni ile Sinop Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/24 E. Sayılı dosyasında devam eden yargılama gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; dairemizce aynı gün incelenen 2017/11184 E. sayılı Sinop Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/24 E. Sayılı dosyasının incelenmesi sonucu, anılan davanın mudiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın hesaplarından sanığın toplam 104.522,50 TL'yi zimmetine geçirdiği iddiasına ilişkin olduğu, inceleme konusu dosyada ise diğer dosyadan farklı 52 mudinin hesabından gerçekleştirilen işlemler nedeniyle sanığın toplam 509.292,97 TL'yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla dava açıldığı ve Sinop Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/24 E. sayılı dosyası ile iş bu dosyadaki eylemlerin farklılık gösterdiği ve her iki dava dosyasında suç tarihinin aynı olduğu anlaşılmakla; aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından her iki dava dosyasının birleştirilerek ve eylemlerin ayrıntılı incelenerek, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde DAVANIN REDDİNE karar verilmesi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 9.Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2018/296 Esas, 2019/156 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereği 10 yıl hapis ve 25.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 10.Mahkemenin söz konusu kararının sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/909 Esas, 2021/384 Karar sayılı ilâmıyla; "...Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.12.2014 tarih, 2014/3180 Soruşturma ve 2014/1048 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın 52 mudinin hesabından toplam 509.292,97 TL’nı zimmetine geçirdiği iddiasıyla açılan 2015/2 Esas sayılı kamu davasında 30.12.2015 tarihli karar ile; aynı mahkemeye ait 2014/24 Esas sayılı devam eden kamu davası gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, bu kararın, Dairemizin 20.09.2018 tarih ve 2018/6124 Esas, 2018/9243 sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası 2018/296 Esasa kaydedildiği, Yine Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.04.2011 tarih, 2011/772 Soruşturma ve 2011/382 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın, mudiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın hesaplarından toplam 104.522,50 TL'yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; mahkemenin 09.05.2012 tarih, 2011/57 Esas 2012/99 Karar sayılı kararının Dairemizin 27.02.2013 tarih ve 2012/24262 Esas, 2013/4543 sayılı ilamı ile bozulduğu; akabinde mahkemenin 29.05.2013 tarih ve 2013/63 Esas, 2013/118 Karar sayılı kararının, Dairemizin 12.02.2014 tarih ve 2013/16886 Esas, 2014/1986 Karar sayılı ilamı ile, sanığın sübut bulan atılı eylemlerinin tümünün zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu belirtilerek bozulduğu, bilahare mahkemenin 03.09.2014 tarih ve 2014/24 Esas, 2014/74 Karar sayılı kararının da Dairemizin 20.09.2018 tarih ve 2017/11184 Esas, 2018/9244 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası 2018/266 Esasa kaydedilip bozma ilamına uyulmak suretiyle, yargılamanın 2018/296 Esas sayılı dosyadan devam etmek üzere dosyaların birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 1- Bozma ilamları doğrultusunda, her iki dosyada isimleri geçen bütün mudiler yönüyle sanığın eylemleri ayrıntılı olarak incelenerek, mudilere vaki eylemlerin nitelikli veya basit zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığı, her bir mudi yönüyle zimmet miktarı ve banka zararının belirlenmesi gerekirken; A) Sadece birleşen 2018/266 Esas sayılı dosyadaki mudiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, soruşturma aşamasında üç kişilik bilirkişi kurulunca hazırlanan 04.12.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile yetinilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B) Hükme esas alınan ve tüm mudilere yönelik eylemlerin incelendiği belirtilen 04.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda; 22.12.2014 tarihli iddianamede müşteki olarak isimleri geçen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli mudiler yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında, bozma sonrasında isimleri geçen mudiler yönüyle bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, C) Birleşen dosyadaki mudiler ..., ..., ... ve ... ile ilgili; soruşturma aşamasında alınan 04.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, ... yönünden 9.720,00 TL, ... yönünden 13.360,00 TL, ... yönünden 3.734,00 TL, ... yönünden 7.830,00 TL banka zararı olduğu belirlenmesine karşın; bozma sonrasında alınan 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, mudiler ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 13.320,00 TL, ... yönünden 3.500,00 TL, ... yönünden 8.078,50 TL banka zararı bulunduğunun bildirilmesi karşısında; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden, 04.12.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmek suretiyle, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 11.Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2011 tarih, 2011/2483 Soruşturma ve 2011/929 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında, sanık ...'nın eylemlerine iştirak ettikleri ve kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişilerin araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık iddiasıyla açılan kamu davasının yargılamasında, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2021 tarihli ve 2020/162 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararı ile hukukî ve fiili irtibat bulunması nedeniyle Mahkemenin 2021/27 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. 12. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/27 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile; a)Sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereği 14 yıl 5 ... 10 gün hapis ve 1.287.960,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, katılan bankanın uğradığı net zarar miktarı olan 500.108,17 TL'nin sanıktan tazminine, 56.778,85 TL nispi ve 10.250,000 maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan bankaya verilmesine ve 54.277,55 TL nispi harcın sanıktan tahsiline, b)Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişilerin araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 13.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2022 tarihli ve 2022/123027 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan T. C. Ziraat Bankası A. Ş. vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...’nın tüm eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna, 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilecek adlî para cezasının banka zararının üç katından az olamayacağı hükmüne uyulmadığı ve eksik adlî para cezasına hükmedildiğine, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki beraat kararlarının dosya kapsamına uygun düşmediğine, adı geçen bu sanıkların banka görevlisi sanık ...’nın eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiklerine, dinlenen tanıkların beyanları ve soruşturma raporuna göre sübut bulan nitelik dolandırıcılık ve nitelikli zimmet eylemelerinden cezalandırılmaları gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün sanıkların aleyhine bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkındaki kararın usul ve Kanun’a aykırı olması nedeniyle bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Ziraat Bankası Gerze Şubesinde zirai kredilerden sorumlu servis yetkilisi olarak çalışan sanık ...'nın, çiftçi olan mudilerin bilgisizliğini fırsat bilerek, mudilerin hesabına aktarılmak üzere kendisine teslim edilen paraların tahsilat makbuzlarını "makinanın bozuk olduğunu, bankada iş yoğunluğu bulunduğunu veya sistem arızası olduğunu" bahane ederek mudilere vermediği ve verilen tutarları mudilerin hesaplarına aktarmayarak mal edindiği, yine mudilerin talep ettiği kredi tutarının üstünde kredi tahsil ederek kredi tutarının hesaba aktarılmasından sonra aktarılan tutarın tamamının hesaptan çekilmesi için mudilere ödeme fişini imzalatarak mudilerin talep ettiği tutarı ödeyip fazla tutarı mal edindiği, ayrıca mudilere boş fiş imzalatıp fişi kullanarak mudilerin hesabından para çekilişi yaptığı ve mudilerin bilgisi dışında adlarına kredi tahsis edip kredi tutarını hesaptan çekip mal edindiği, sanık ...'nın aynı suçu birden çok işleme kararı ile zincirleme biçimde, mudiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın hesaplarından 104.522,50 TL zimmetine geçirdiği, yine sanığın 52 mudinin hesabından toplam 509.292,97 TL zimmetine geçirdiği iddiası ile kamu davaları açıldığı, yine sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında, sanık ...'nın eylemlerine iştirak ettikleri ve kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişilerin araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ayrıca kamu davası açıldığı ve yargılama sonucunda kamu davalarının birleştirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ... bozma öncesinde alınan savunmasında, katılan bankada zirai kredilerden sorumlu olarak çalıştığını, mudilere zirai kredi kullandırdığını, iddianamede isimleri geçen mudilerden tahsil ettiği bütün paraların dekontlarını verdiğini, zimmetine para geçirmediğini, başka bankadan çektiği kredilerden kardeşi olan sanık Tekin Karaca'ya ve yeğeni olan sanık ...'ya akrabası olması münasebetiyle paralar gönderdiğini, sanıklar ... ile ...'ün ortak sahibi bulundukları Gürsoylar Petrol isimli işyerine ortaklığının bulunmadığını belirterek, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtmiştir. 3.Sanık ... bozma öncesinde alınan savunmasında, sanık ...'in ağabeyi olmasından ötürü para alışverişinde bulunduğunu belirterek suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtmiştir. 4.Sanık ... bozma öncesinde alınan savunmasında, taşımacılık işi yaptığını, sanık ...'in amcası olmasından ötürü aile içi para alışverişinde bulunduğunu, sanık ...'in bankadaki görevinden ötürü zimmet iddiasından bilgisi bulunmadığını belirterek, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtmiştir. 5.Sanık ... Görsoy bozma öncesinde alınan savunmasında, Gürsoy Petrol şirketinin bulunduğunu, şirketinden ötürü bir çok para alışverişinin olduğunu, usulsüz bir işleminin bulunmadığını, sanık ...'i diğer banka görevlilerini tanıdığı ölçüde tanıdığını, sanık ... ile her hangi bir iş ilişkisi ve ortaklığının bulunmadığını, işyerinin bankaya uzak olması nedeniyle işyerinde toplanan paraları tanıdığı minibüs şoförleri ile bankadaki görevlilere gönderdiğini, dekontunu getirdiklerini belirterek, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtmiştir. 6.Sanık ... Öksüz bozma öncesinde alınan savunmasında, Gürsoy Petrol şirketine diğer sanık ... ile ortak olduğunu, sanık ...'ya arkadaşı olması nedeniyle borç verdiğini ve sonra kendisine ödediğini, başkaca para alışverişinin bulunmadığını, Çetin'in şirkete ortak olmadığını belirterek suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtmiştir. 7.İddianamede isimleri geçen banka müşterilerinin beyanlarının, katılan bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığının soruşturma raporu ile 04.12.2013 tarihli bilirkişi raporu ile 11.04.2014 tarihli bilirkişi raporu, 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporu ile bozma sonrasında hazırlanan 03.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun dava dosyasında mevcut olduğu anlaşılmıştır. 8.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (10) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden 1.Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanıkların aşamalardaki savunmaları, dosya içeriğindeki belgeler dikkate alınarak, sanıklar ... ve ...'ün Gürsoy Petrol'ün sahipleri olduğu ve ...'nın da söz konusu petrol istasyonuna bir resmî kayıt olmadan sözde ortak olduğu, zimmetine geçirdiği iddia edilen banka müşterilerine ait paraları bu istasyondaki işleri için kullandığı iddia edilmiş ise de; tüm dosya kapsamından sanık ... ve Muammer'in sanık ...'ya bankadaki müşterilerin herhangi bir şekilde paralarını zimmetine geçirmesi için telkin tavsiye veya azmettirdiğine dair bir delilin bulunmadığı, sanık ...'in zimmetine geçirdiği paraları söz konusu benzin istasyonunda kullandığına dair bir delil elde edilmediği, yine aynı şekilde sanık ...'nın akrabaları ... ve ... hesabına zimmetine geçirdiği iddia edilen paralardan göndermesi eyleminin de tam olarak ispat edilemediği, sanıklar Fahri ve Akın'ın hesabına ... tarafından gönderilen paraların bu zimmet parası olduğuna dair somut bir delil olmadığı, sanıkların ...'nın akrabaları olduğu dikkate alındığında sanık ...'nın kardeşi ve akrabasına para göndermesinin hayatın olağan akışına göre normal bir durum olduğu, dolayısıyla sanıklar Mürteza, Muammer, Akın ve Fahri'nin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, haklarında ayrı ayrı beraat kararı verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan banka vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan banka vekili ile sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Sanığın eylemlerine uyan 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında temel gün adlî para cezası miktarının üst haddi 20.000 gün olarak belirlendiği halde kanundaki düzenlemeye aykırı olarak üst haddi aşacak şekilde 57.959 gün adlî para cezası tayin edilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 3.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinde belirlenen esaslara göre gün adlî para cezasının 1.287.960,00 TL olarak tayin edildiği ve sanığın nitelikli zimmete konu işlemlerinden kaynaklanan miktarın ise 386.389,00 TL olarak hesap edildiği gözetilerek, sanık tarafından yapılan toplam geri ödeme miktarı olan 294.468,83 TL'nin nitelikli zimmet tutarından mahsup edilmesi durumunda bakiye 91.920,17 TL'nin kalacağı, bu nedenle mahkemece tayin edilen gün adlî para cezasının, 91.920,17 TL'nin 3 katı olan 275.760,51 TL tutarından fazla olduğu anlaşılmakla, 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "hükmolunacak adlî para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme gereği üç katı uygulaması yapılmaksızın doğrudan gün adlî para cezasına hükmedilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 4.Nispi vekâlet ücretinin de 500.108,17 TL üzerinden hesaplanacak şekilde 42.055,40 TL olarak sanıktan tahsili ile katılana verilmesine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 56.778,85 TL olarak tahsiline karar verilmesi, 5.5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500.108,17 TL tutarındaki toplam banka zararının tahsiline karar verilmesi ve bu miktar üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/27 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan T. C. Ziraat Bankası A. Ş. vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B - 2, 3, 4 ve 5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/27 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan T. C. Ziraat Bankası A. Ş. vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.