KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/11624 E., 2024/5256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/322 E., 2021/791 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, araç iadesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi, erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
II.GEREKÇE
Olay tarihinde Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/464 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden sanığın idaresindeki araçta gerçekleştirilen aramada bidonlar içinde 3965 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, aynı Kanun'un 3/5-10-22. madddeleri uygulanırken ek savunma hakkı tanındığı belirlenmiştir.
Sanık savunmasında atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Sanık kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyemeyeceğini beyan etmiştir. Sanığa bozma sonrası 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı hatalı belirtilmiş ise de; sanığın ödeme gücünün olmadığını açıkça beyan ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ele geçirilen kaçak akaryakıtın ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, sanık ve malen sorumlunun aracın emaneten verildiğine dair aksi ispat edilemeyen beyanlarına istinaden malen sorumlunun iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu gerekçesiyle nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
2.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Suçta kullanılan nakil aracında zula bulunmadığının tespit edilmesine rağmen üzerindeki zulanın sökülerek sahibine iadesine karar verilmesi hususları isabetli bulunmamıştır.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinin ikinci paragrafındaki "1 yıl" ifadesinin "1 yıl 3 ay" olarak değiştirilmesi, hükümden 11 numaralı bendin çıkartılarak yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11624, K. 2024/5256, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama