KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/11988 E., 2024/3998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/90 E., 2021/317 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; hükmün açıklanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın firmadaki görevi değiştiğinden görev aldığı olaylara ilişkin sorumluluğu kalmadığına, suçun işlendiği tarihte sanığın maden sahasında bulunmadığına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından izin alınmayan, kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan 18.230 m2 lik alana izinsiz biçimde pasa dökülmek suretiyle işgalde bulunulduğundan sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu dava açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporunda; pasa dökülmek suretiyle 18.230 m2 lik işgal edilen kısmın izinsiz olduğu ve kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümde yer aldığı belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; şirkette maden mühendisi ve şube müdürü olarak çalıştığını, idari görevinin olduğunu, kontrolleri mühendislerin yaptığını, çalıştıkları alanla ilgili başvuruda bulunduklarını, ancak bu sırada taşma gerçekleştiğini beyan etmiştir.
Orman bilirkişi raporuna göre izinli olarak çalışılan yerin haricinde bulunan pasa dökülmek suretiyle işgal edilen sahanın 18.230 m2 lik kısmının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde yer alması, Ticaret sicilinden gelen cevabi yazıya göre suça konu şirketin suça konu yerdeki şubesinde sanığın temsile yetkili olması, işgal edilen sahanın genişliği itibarıyla savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması, tutanak tarihinden önce suça konu yerin orman tahdit sınırının kesinleştiği nazara alınıp herkes tarafından orman olarak bilindiğinin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11988, K. 2024/3998, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama