KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/14475 E., 2024/9510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/348 E., 2021/859 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
II. GEREKÇE
Nakil aracı hakkında açılmış dava ve verilmiş temyize konu hüküm bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olay tarihinde dava dışı ....'ın sürücülüğünü yaptığı..... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı ..... plaka sayılı dorse içerisinde 5.750 litre kaçak akaryakıt yakalandığı, bu olay nedeniyle Hassa Cumhuriyet Başsavcılığına açılan kamu davasında .....'ın, kaçak akaryakıtı sanık ...'tan aldığını beyan etmesi üzerine, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmasında atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanığa kanun iadesi sonrası 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı hatalı belirtilmiş ise de; sanığın ödeme gücünün olmadığını açıkça beyan ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre ele geçirilen kaçak akaryakıtın ticari miktar ve mahiyette olduğu, sanığın ticari amaca yönelik ikrarı karşısında, tüm dosya kapsamına göre atılı kaçakçılık eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, hükmün 6 numaralı bendinde sanık hakkındaki gün adlî para cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında "125 gün" adlî para cezası yerine maddi hata yapılarak "3 gün" adlî para cezası olarak gösterilmesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık hakkında gün adlî para cezasının adlî para cezasına çevrilmesine ilişkin 6 no'lu bendinden "3" ibaresinin çıkartılarak yerine ''125'' ibaresinin eklenmesi ile diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/14475, K. 2024/9510, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama