KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/1493 E., 2025/968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/81 E., 2021/72 K.
- Şikâyetçi
- Tarım ve Orman Bakanlığı
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
vekili, sanık, o yer Cumhuriyet savcıları, üst Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Kısmî ret, kısmî bozma
I. 16.03.2021 ve 26.03.2021 Tarihli Temyiz Dilekçelerini Sunan O Yer Cumhuriyet Savcılarının Temyizlerine Göre Yapılan İncelemede; 16.03.2021 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz itirazında bulunan o yer Cumhuriyet savcısının 05.04.2021 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmış olup, 26.03.2021 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunan o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine yapılan incelemede;
16.03.2021 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirtilen 1 haftalık yasal süresinden sonra 26.03.2021 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak,
oy birliğiyle REDDİNE,
II. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı
Vekilinin Temyizi Üzerine Yapılan İncelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Tarım ve Orman Bakanlığı
vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
III. Üst Cumhuriyet Savcısı ile Sanığın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın, 16.03.2021 tarihinde tefhim edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz etmiş ise de, mahkeme tarafından temyiz süresinin "tefhim ve tebliğden itibaren" başlayacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yasa yolunda yanıltıldığı, bu nedenle sanığın bu yanıltmadan yararlanarak hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilmiş olup, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında bildirilen gümrüklenmiş değerin "hafif değer" aralığında olduğu gözetilerek, sanık hakkında ek savunma hakkı da tanımak suretiyle sanığın lehine olan 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle anılan Kanun'un 3/5-10-23 ve 5/2 maddelerince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden Mahkemece lehe olan kanun hükümleri içermeyen 6455 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
2.Sanık hakkında etkin pişmanlık ihtarında indirim oranının belirtilmemesi,
3.Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi olduğu halde, suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının müdahilliğine karar verilmesi,
4.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren
7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/1493, K. 2025/968, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama