KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/16324 E., 2024/8064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/43 E., 2020/204 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi; atılı izin tecavüzü suçunun unsurlarının oluşmadığına ve eksik soruşturma ile delillerin tamamının toplanmadığına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın, 06.01.2015 tarihinde 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığının tertip emri ile yeni Birliğine tertip edildiği, kendisine izin belgesi verildiği, 16.01.2015 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 02.02.2015 tarihinde kendiliğinden giderek Birliğine katıldığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
Sanığın eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçuna vücut vermesi ihtimaline binaen alınan ek savunması dosyada mevcuttur.
Ağrı Asker Hastanesinin 09.04.2015 tarihli ve 459 sayılı sağlık kurulu raporuyla; sanık hakkında sık tekrarlayan uyum bozukluğu tanısıyla "Barışta askerliğe elverişli değildir. Seferde görev yapar." kararı verilmiştir.
Sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığına dair düzenlenen ek raporda; askerliğe elverişsizlik durumunun suç tarihlerini kapsamadığı tespitine yer verilmiştir.
Sanık hakkında düzenlenen izin belgesi ve kendiliğinden Birliğine katılış yaptığına dair tutanak dosyada mevcuttur.
Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde askerliğe elverişliliği konusunda şüphe bulunmayan sanığın, kendiliğinden gelmekle son bulan izin tecavüzü suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
(Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2016/108 Esas, 2016/123 Karar sayılı bozma ilamına konu (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.06.2015 tarihli ve 2015/281 Esas, 2015/584 Karar sayılı kararında sanık hakkında hükmedilen cezanın yarısına kadar süreyle kamuya yararlı işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesine hükmedildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınmaksızın,
1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesis edilmesi ve (Kapatılan) Askeri Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi
isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutularak infazın (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.06.2015 tarihli ve 2015/281 Esas, 2015/584 Karar sayılı kararıyla hüküm altına alınmış "hükmedilen cezanın yarısına kadar süreyle kamuya yararlı işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesine" tedbiri üzerinden yapılmasına ve yargılama giderlerine ilişkin
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16324, K. 2024/8064, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama