KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/1788 E., 2024/7949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/290 E., 2021/112 K.
- Suç
- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, ihbar üzerine sanığa ait petrol istasyonunda yapılan kontrollerde tespit edilen yer altı tankında 8862 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında; kendi istasyonunu kapattığını söyleyen bir şahsın bir ton akaryakıt getirerek satmak istediğini söylemesi üzerine akaryakıtının azalması ve hafta sonu olması nedeniyle satın almak durumunda kaldığını, faturasını getireceğini söylemesine rağmen getirmediğini beyan etmiştir.
Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin Ulusal Marker Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.Hüküm fıkrası ile hükmün gerekçe kısmında sanıktan ele geçen ürün miktarı göz önünde bulundurularak asgari hadden ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilmesine rağmen alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa gönderilen tebligatın bila-tebliğ iade döndüğü,
ardından herhangi bir etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarın açıkça bildirilerek ödemesi halinde indirim oranının 1/2 olacağının ihtar edilmesi gerekirken etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması,
3.Davaya konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/1788, K. 2024/7949, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama