KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/18318 E., 2024/7250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/457 E., 2021/558 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yol kontrol ve arama noktasında, sanığın sevk ve idaresindeki araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, araçta bulunan ve zula tabir edilen gizli bölme içerisinde 600 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; aracın eşi adına kayıtlı olduğunu ancak kendisi tarafından kullanıldığını, aracın orijinal deposunu söktürdüğünü ve depoyu genişlettiğini, bu nedenle 600 litre mazot aldığını, mazotu kullanmak amacıyla Antakya'dan Suriyeli şahıslardan aldığını, ticari amacı bulunmadığını beyan ettiği
görülmüştür.
Malen sorumlunun beyanında; sanığın eşi olduğunu, aracın kendisine ait olduğunu ancak sürekli olarak eşinin kullandığını, olayla ilgisi olmadığını, şikâyetçi olmadığını, katılma talebi bulunmadığını, aracın iadesini talep ettiğini belirttiği görülmüştür.
Araca ilişkin olarak alınan dosyada mevcut bilirkişi raporunda; kaçak eşyanın ele geçtiği yerin, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat olduğunun, ele geçen kaçak eşyanın aracın taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun, aracın suç tarihindeki piyasa rayiç değerinin 16.000,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olacağından, müsadere şartları gerçekleşmeyen nakil aracının, üzerindeki zula tertibatı masrafları sanıktan alınmak suretiyle sökülüp araç üzerindeki tedbir şerhi kaldırılarak hak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18318, K. 2024/7250, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama