KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/18439 E., 2026/817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/515 E., 2021/262 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanığın Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2013 kesinleşme tarihli, 2012/1160 Esas ve 2013/56 Karar sayılı ilâmı tekerrüre esas teşkil ettiği hâlde, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmaması,
2.Sanığın tekerrüre esas olan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesine eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile hüküm tesisi,
3.Sanığın adlî sicil kaydında kasıtlı suç nedeniyle 3 aydan fazla süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya ilişkin sabıkasının bulunduğu cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 51/1-a maddesinde sayılan objektif koşulun gerçekleşmediği, dolayısıyla sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi,
4.5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği anlaşılmakla, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığından verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağını içerir biçimde sanığa usule uygun etkin pişmanlık ihtaratında bulunularak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadan, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18439, K. 2026/817, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama