KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/2844 E., 2024/7082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/141 E., 2021/824 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan ... vekilinin 13.04.2021 tarihli katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunduğundan kanun yollarının açık olduğu belirlenerek suçtan zarar gören ... vekilinin ileri sürdüğü katılma talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince anılan kurumun davaya katılmasına karar verilerek
temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; temsil edilen kuruma davaya katılma imkanı tanınmadığına, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair
Kanun'un 8/4. maddesine muhalefet suçundan hüküm kurulmamış olmasına ve katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın 15.08.2012, 12.10.2012, 10.11.2012 ve 01.12.2012 tarihlerinde tezgah üzerinde kaçak sigara sattığı görülerek sırasıyla 56 paket kaçak sigara, 39 paket kaçak sigara ile 5 paket puro, 66 paket kaçak sigara ve 314 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında her bir eylemden 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
Sanık savunmalarında; üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
Suça konu sigaraların satışa arz edilmiş vaziyette ele geçirilmesi, sanığın ele geçirilen kaçak sigaraları sattığını ikrar etmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkındaki 15.08.2012 suç tarihli eylemle ilgili olarak 13.12.2012 tarihli iddianame ile kamu davası açılması nedeniyle hukuki kesinti gerçekleşmiş olup tebliğnamede belirtilen 28.12.2012 ve 01.01.2013 tarihli eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi kapsamında kalmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1. Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı hâlde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestliğin uygulanacağının belirtilmemesi,
2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan zarar gören ve katılmasına hükmedilen ... yerine suçtan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2844, K. 2024/7082, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama