KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/3195 E., 2025/11483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/520 E., 2021/789 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün ve ek kararın karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre yargılama konusu suç yönünden şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 315/1. maddesinde yer verilen; “Temyiz isteği kanunî sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir
hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder. şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle şikâyetçi ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II-Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili uyarlama yargılaması sonucu 6.000,00 TL ve 20 TL adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede ki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/3195, K. 2025/11483, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama