KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/7781 E., 2024/10253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/535 E., 2021/288 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ NEDENLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanıkların üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, erteleme hükümlerinin uygulanmasına, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan sanık ...'in sevk ve idaresindeki, yanında sanık ...'in yer aldığı kamyonda sağ taraftaki orijinal yakıt deposunun sökülerek büyütülmüş depo bulunduğu, yine kasa kısmında sac ile oluşturulan sonradan eklenen depo olduğu, bahse konu depolar içerisinde toplamda 1550 litre gümrük
kaçağı akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Dosyada yer alan Tubitak MAM raporuna göre; motorin cinsi numunenin solvent içerdiği, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna göre; büyütülmüş deponun görünür vaziyette olduğunu, sac ile yapılarak sonradan eklenen kasa kısmındaki deponun ise gizli bölme niteliğinde olduğu, yakalanan eşyanın aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı belirtilmiştir.
Sanık ... savunmasında, sanık ...'in çağırması üzerine şoförlük yapmak için gittiğini, kamyonda kaçak yakıt olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.
Sanık ... savunmasında, babasına ait olan kamyonla ucuz yakıt almaya gittiğini, diğer sanığı şoför olarak çağırdığını, dönüş yolunda yakalandıklarını ifade ederek atılı suçu ikrar etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iadesinden sonra, sanık savunmasında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyemeyeceğini ifade etmiştir. Sanıkların gümrük vergilerini ödemek için süre istedikleri, mahkemece süre tanındığı halde ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtaratın yapıldığı, kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün Temyizi Yönünden
1. Tüm dosya kapsamına göre sanığın bulunduğu araçta ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesi ile müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar verilirken, aracın üzerindeki zulanın "masrafları sanıktan alınarak" sökülmesi suretiyle hak sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün Temyizi Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.12.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece taraflar haberdar edilip duruşma açılmak suretiyle araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (F) bölümünde "aracın üzerindeki zulanın" ibaresinden sonra gelmek üzere " masrafları sanıktan alınarak" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/7781, K. 2024/10253, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama