İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/10044 Karar: 2025/15616 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/10044 K.2025/15616

7. Ceza Dairesi 2023/10044 E. , 2025/15616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/1187 E., 2021/412 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı ü

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/10044 E. , 2025/15616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/1187 E., 2021/412 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı ü

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/10044 E. , 2025/15616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/1187 E., 2021/412 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık "..."nun isminin; hükümde ve gerekçeli karar başlığında "..." olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hâle geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma imkânı olduğu bildirilmeyen sanığın bozma ilâmından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği sanığa verilen cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulandığı bendinden "1/3 oranında indirim yapılarak 8 AY HAPİS" ifadesinin çıkartılarak yerine "1/2 oranında indirim yapılarak 6 AY HAPİS" ifadesinin eklenmesi, hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesinin uygulandığı bendinden "6 AY 20 GÜN HAPİS'' ifadesinin çıkartılarak yerine "5 AY HAPİS" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla