İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/10532 Karar: 2023/6999 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/10532 K.2023/6999

7. Ceza Dairesi 2023/10532 E. , 2023/6999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/51 E., 2023/143 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 01.11.2010-08.11.2010 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayıl

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/10532 E. , 2023/6999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/51 E., 2023/143 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 01.11.2010-08.11.2010 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayıl

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/10532 E. , 2023/6999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/51 E., 2023/143 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 01.11.2010-08.11.2010 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. (Kapatılan) ... 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 11.03.2011 tarihli ve 2011/187 Esas, 2011/60 Karar sayılı kararı ile sanığın 01.11.2010-08.11.2010 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 4 ... 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 15.02.2012 tarihli ve 2012/279 Esas, 2012/254 Karar sayılı ilâmı ile; "...Kısmi akıl hastalığı bulunduğu sağlık kurulu ve adlî rapor ile belirlenen sanığın malûl durumu gözetilerek istemi aranmaksızın zorunlu bir müdafii görevlendirilerek bu müdafiinin katılımı ile kovuşturmaya devam edilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmeksizin yargılamaya devam edilerek duruşma yapılması ve hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. (Kapatılan) ... 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 25.05.2012 tarihli ve 2012/379 Esas, 2012/219 Karar sayılı kararı ile sanığın firar suçundan 4 ... 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 18.12.2013 tarihli ve 2013/1361 Esas, 2013/1333 Karar sayılı ilâmı ile; 23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas, 2013/16 Karar sayılı iptal kararının yürürlüğe girmesi nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar veya erteleme konularında Askerî Mahkemece bir değerlendirme yapılmasına imkân sağlamak üzere bozulmasına karar verilmiştir. 5. (Kapatılan) ... 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 30.09.2014 tarihli ve 2014/215 Esas, 2014/993 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 4 ... 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 02.03.2015 tarihinde kesinleşmiştir. 6. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02.03.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde silahla kasten yaralama suçunu işlediğinin ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2017/973 Esas, 2020/794 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/555 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında firar suçundan 4 ... 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 7. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.12.2022 tarihli ve 2022/13050 Esas, 2022/18734 Karar sayılı ilâmı ile; "...5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kısmi akıl hastalığı bulunan sanığın müdafii huzurunda beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın firarda kaldığı tarihleri kapsayacak şekilde 01.11.2010-08.11.2010 şeklinde gösterilmesi yerine 01.11.2010 şeklinde gösterilmesi, yine hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve hüküm fıkrasında suç başlangıç tarihinin 01.11.2010 yerine 11.10.2010 olarak gösterilmesi..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 8. Bozma üzerine temyize konu edilen ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2023/51 Esas, 2023/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ... 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; verilen mahkûmiyet hükmünün usûl ve kanuna aykırı olduğuna, suçun işlendiği tarih, yargılamanın başladığı tarih ve cezanın verildiği tarih göz önüne alındığında aradan geçen 12 yılın orantılılık ve ölçülülük ilkesinin ihlali niteliğinde olduğuna, sanığın askerliğe elverişli olmadığına ve re'sen tespit edilecek hususlar çerçevesinde sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 01.11.2010 tarihinde saat 09:00'da birliğinden izinsiz olarak ayrıldığı, 08.11.2010 tarihinde saat 17:30'da kendiliğinden birliğine katıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın aşamalardaki savunmalarında ailevi sorunları nedeniyle birliğinden firar ettiğini beyan ettiği belirlenmiştir. 3. Sanığın birliğinden firar ettiğine dair düzenlenen 01.11.2010 tarihli tutanak ile kendiliğinden birliğine katılış yaptığına dair düzenlenen 08.11.2010 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur. 4. Sanık hakkında adlî gözlem işlemi neticesinde ... ... Hastanesi Baştabipliği tarafından tanzim olunan "suç tarihlerinde (01.11.2010-08.11.2010) ve halen askerliğe elverişlidir" görüşünü içeren 14.02.2011 tarihli ve 486 sayılı sağlık kurulu raporu ile "müsnet suçundan ötürü 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasından yararlanabileceği" görüşünü içeren 14.02.2011 tarihli adlî rapor dava dosyasında mevcuttur. 5. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sırasında adlî gözlem altına alınan sanık hakkında düzenlenen sağlık kurulu ve adlî rapor ile sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ancak 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasından yararlanacağına karar verilmesi karşısında sanık müdafiinin sanığın askerliğe elverişsiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Sanığın eylemine uyan ve 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde unsurları belirtilen firar suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 02.03.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 26.05.2017 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak, zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçunun, ... kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen deliller ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın 01.11.2010-08.11.2010 tarihleri arasında kesintisiz süren ve altı haftalık mehil müddeti içinde kendiliğinden dönmekle son bulan "firar" suçunu işlediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Gerekçeli karar başlığında sanığın adlî gözlem altında geçirdiği sürelerin gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün eksiklik olarak görülmüş, hüküm fıkrasında suç başlangıç tarihinin "01.11.2010" yerine "11.10.2010" şeklinde gösterilmesi ise mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. 5. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. 6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2023/51 Esas, 2023/143 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla