Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/1204 E. , 2025/10009 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/390 E., 2021/754 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanığın 11.11.2021 havale tarihli dilekçe ile
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/1204 E. , 2025/10009 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/390 E., 2021/754 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanığın 11.11.2021 havale tarihli dilekçe ile hükmü yasal süresi içerisinde temyiz ettiği ancak daha sonra sunduğu 02.03.2022 havale tarihli dilekçe ile mahkeme kararını kabul ettiğini, kararın onanmasını istediğini belirtmek suretiyle, temyiz isteğinden vazgeçmiş olduğu anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyizine hasren inceleme yapılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olay tutanağına göre; sanığın İstanbul ilinden kaçak sigara getireceği bilgisi alınması üzerine, kolluk görevlilerince sanığın ikametinin çevresinde tertibat alındığı, sanığın bir süre sonra ticari taksi ile ikametine gelerek, taksiden 2 adet çanta ile 1 adet çuvalı yere indirdiği sırada kolluk görevlilerince sanığa müdahale edilerek çantalarda 253 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, sanığın Mahkemedeki savunmalarında müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesi içeriğini kabul etmeyerek, sigaraları ticari amaçla satın almadığını, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği olayda; sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca bulunduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38/2. maddesi ila 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddeleri gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, dosya kapsamında usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek mahiyette başkaca delil bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 1.Sanıkta 253 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde hapis ve adlî para cezasının alt sınırından uzaklaşılarak sanık hakkında fazla ceza tayini, 2.Paranın alım gücü ve günün ekonomik koşullarına göre ele geçen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değeri ''hafif'' olduğu halde, ''pek hafif'' kabul edilerek, 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile ''3/23." madde olarak değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesi uyarınca sanığa verilen cezadan 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, 3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 4.5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın beyanlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiği ve zararı taksitler halinde ödeyebileceğini belirttiği gözetilmekle, karar yerinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları arasında sayılan ve 5271 sayılı Kanun'un 231/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı da nazara alınarak, gerektiğinde 5271 sayılı Kanun'un 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, sanığın taksitlendirme talebi tartışılmadan sanık hakkında kamu zararını ödemediğinden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 09.09.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı düşünce) KARŞI OY Sanığın olay tarihinde kaçak sigara getireceği yönünde ihbar alındığından aranmaya başlandığı, araçtan kaçak sigaraları indirdiği esnada yakalandığı, yargılama sonucu mahkumiyet kararı verildiği, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesince 15.06.2021 tarihinde 2019/1432 Esas, 2021/8229 sayılı karar ile temyiz incelemesi yapıldığı, dosyanın esasına geçildiği ve etkin pişmanlık uygulanması gerektiği nedeniyle bozma kararı verildiği, mahkemece eksikliklerin giderilerek yeniden karar verilmesi üzerine bu defa Dairemizce 09.09.2025 tarihinde "İstanbul ilinden kaçak sigara getireceği bilgisi üzerine kolluk görevlilerince sanığın ikametinin çevresinde tertibat alındığı, sanığın bir süre sonra ticari taksi ile ikametine gelerek, taksiden 2 adet çanta ile 1 adet çuvalı yere indirdiği sırada kolluk görevlilerince sanığa müdahale edilerek, çantalarda 253 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, sanığın mahkemedeki savunmalarında müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesi içeriğini kabul etmeyerek, sigaraları ticari amaçla satın almadığını, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği olayda; "sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca bulunduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38/2. maddesi ila 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddeleri gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, dosya kapsamında usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek mahiyette başkaca delil bulunmadığı gözetildiğinde" sanığın atılı suçtan beraat kararı verilmesi yönünde sayın çoğunluk tarafından hüküm kurulmuştur. 1-Karara önceki heyetçe bütün unsurlarıyla inceleme yapılmış olup, etkin pişmanlık yönüyle bozma kararı verilmiştir. Karara uyan mahkemeye önceden tartışılıp eksik görülmeyen usul işlemlerinde yeni, farklı bir nedenle bozma kararı verilmesi safahattan dönülmemesi kuralına aykırılık göstereceği gibi yargıya güven ilkesini zedeleyecektir. İçtihat değişikliği ile geçmişi de kapsayacak şekilde her defasında farklı bozma kararı verilemez. 2-Ayrıca, sanığın İstanbul ilinden kaçak sigara getireceğinin bilgisi gelmesi üzerine beklenmeye başlandığı, ne zaman geleceğinin bilinmediği, Cumhuriyet savcısından CMK 119/1-2 fıkralarınca arama kararı alınabilmesi için aranılacak kişinin arama yapılacağı konut veya diğer yerin veya verilecek kararın geçerli olacağı zamanın bilinmesi mümkün olmadığından usulünce arama kararı alma zamanı bulunmadığı, sanığın ihbarda belirtilen kaçak eşyayı taşıdığı esnada suç üstü hükümlerine göre yakalandığı, Cumhuriyet savcısına haber verilerek işlemler devam ettiğinden Kanuna aykırı bir arama kararından bahsedilmeyeceğinden onama kararı verilmesi gerekirken bozma kararı kuran sayın çoğunluğun kararına muhalifim.