İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/13114 K.2026/2479

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin…

Esas2023/13114Karar2026/2479Tarih25 Şubat 2026Okuma11 dk · 2.163 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2023/13114 E., 2026/2479 K.

Karar tarihi
25 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/1935 E., 2022/1784 K
Suç
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
Hüküm
İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyeti, suça konu eşyanın müsaderesi
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Karar Detayı

2.163 kelime·11 dk okuma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Manisa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2021/231 Esas, 2021/505 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine, suça konu eşyanın iadesine karar verilmiştir.

B.İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/1935 Esas, 2022/1784 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5 ve 3/22 maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri gereği sanığın hapisten çevrili 3.000,00-TL ve doğrudan verilme 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın işyerinde mesai saatleri içinde Cumhuriyet savcısından alınan gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamındaki arama kararına istinaden yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, usulsüz arama ile ele geçirilen delillerin hükme esas alınamayacağına, kaçakçılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ele geçen eşyaları toptancıdan aldığına, buna ilişkin fatura ve belge sunduğuna, sanıkta cep telefonu ekranı ele geçirildiği halde cep telefonu olarak kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlendiğine,

açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kaçakçılık suçlarının önlenmesi amacıyla cep telefonu ve emtia satışı yapan işyerlerine yönelik yürütülen çalışmalarda, 10.01.2019 günü saat 12.00 sıralarında sanık ...'nun işletmeciliğini yaptığı .......

Mahallesi 23 01... /A ...... / ...... adresinde faaliyet gösteren "İlker İletişim" isimli iş yerinde kaçak cep telefonu ve aksesuarları satışı yapıldığı, anılan iş yerinin yan tarafında ek bölme bulunduğu, ayrı bir kapıdan bu bölmeye giriş yapıldığı, kaçak ürünlerin bu bölmede saklandığı yönünde ihbar alınması üzerine,

iş yeri çevresinde gözlem yapılmış, sanığın saat 12.15 sıralarında yan tarafta bulunan bu bölmeye girdiğinin görülmesi üzerine iş yerinin kapısına gidilerek içeride bulunan sanığa bu yerin iş yerinin deposu olarak kullanıp kullanmadığı sorulduğunda, sanığın iş yerinde satışını yaptığı mallarını güvenlik amacı ile bu yere koyduğunu beyan etmesi üzerine,

açık olan kapısından bakıldığında mutfak tezgahı üzerinde kutular içerisinde telefon ekranlarının olduğu görülmüş, bu bölmede ve iş yerinde kaçak ürünler olabileceği değerlendirilerek Manisa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.01.2019 tarihli ve 2019/18 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden, sanıktan satışını yaptığı cep telefonu ekranı ve aksesuarlara ait fatura ve belgeleri istenilmiş, sanığın ibraz ettiği fatura ve belgeler incelendiğinde, iş yeri içerisinde raflarda bulunan ve üzerlerinde emtialara ait marka ismi yazılı kutulardaki emtialar ile örtüşmediği,

başkaca da bir fatura ve belgesinin olmadığını beyan etmesi üzerine bahse konu iş yerinin yanında bulunan depoda kaçak emtia olduğu değerlendirilerek konu hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2019 tarihli derkenar yazılı gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama ve el koyma kararına istinaden mahalle muhtarının hazirunluğunda iş yerinde ve iş yerinin yanında bulunan ve camları filmle kaplı bulunan deposunda yapılan aramada fatura ve belgesi ibraz edilemeyen değişik marka ve modellerde 198 adet yeni nesil cep telefonu ekranının ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda,

dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş bir adlî arama kararı olmadığı, hakkında ihbar olunan işyerinde önleme araması kararına istinaden ilk tespitlerin yapıldığı daha sonra bu tespitlere istinaden Cumhuriyet Başsavcılığından derkenar arama kararı alındığı,

buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup Anayasa’nın 38/6. maddesinin “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a bendi, 217/2. fıkrası, 230/1. fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise,

hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler ile dosyada bulunan kamuya açık alanlarda suçun önlemesi amacıyla verilen önleme araması kararına istinaden sanığın iş yerinde arama yapılamayacağının anlaşılması karşısında; hukuka aykırı şekilde elde edilen delilin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak,

oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Sanık ... hakkında iş yerinde değişik markalarda toplamda 198 adet cep telefonu ekranı ele geçirildiği ve bu nedenle üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında ilk derece Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçu sabit görülmesi nedeniyle 5607 sayılı KMK'nun 3/5 ve 3/22, TCK 62, 50/1-a, 52/2, 52/4 mad. gereğince hapisten çevrili 3.000 TL ve doğrudan verilen 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

suça konu eşyaların 5607 sayılı Kanun 13/1 md. delaletiyle 5237 sayılı TCK 54/4 md. uyarınca müsaderesine yönelik kararın sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz çoğunluğunca istinaf kararının sanığın iş yerindeki arama işlemlerinin usulsüz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme Daire kararı bozulmuş ise de, aşağıdaki gösterilen gerekçe ile çoğunluğun bu yöndeki kararına iştirak edilmemiştir. Çünkü.

Sanığın üzerine atılı 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunda iş yeriyle ilgili alınan arama kararının ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olup olmadığının tespitinin belirlenmesi gerektiğinde doktrin ve Yargıtay uygulamalarında belirtildiği üzere. Arama; "arama işi, taharri, birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak, araştırmak, yoklamak” anlamlarına gelmektedir.

(Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, 2009, s.113) Arama, gizli olanı ortaya çıkarmak için yürütülen bir faaliyet olduğundan gözle görülen veya açıkta bırakılan şeyler aramanın konusu olamaz. Örneğin; bir polis memurunun, yayalar ya da diğer araçlar bakımından tehlike oluşturacak şekilde kullanılması nedeniyle durdurduğu bir aracın arka koltuğunda, uyuşturucu madde veya tabanca görmesi üzerine bunlara el koyması arama olarak kabul edilmemektedir.

(Veli Özer Özbek, Ceza Muhakemesinde Koruma Tedbiri Olarak Arama, Seçkin, 1999, 1. Bası, s.18) Arama; kişilerin konutları, iş yerleri, araçları, diğer yerleri, üstleri, eşyaları, özel kağıtları, kullandıkları bilgisayar ve bilgisayar programları ile kütükleri üzerinde yapılmaktadır. Kişinin üstünde yapılan aramanın beden muayenesi boyutuna varmaması gerekir.

Zira, beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması aramadan farklı hükümlere tâbi kılınmış olup cinsel organlar veya anüs bölgesine bakılması iç beden muayenesi sayılmaktadır. Bu bölgeler haricindeki ağız, koltuk altı gibi beden boşlukları ile ayak, kol, saç arası gibi vücut bölgelerine tıbbi araç veya yöntemler kullanılmaksızın bakılması arama hükümlerine tabidir. Aramaya ilişkin hükümler sadece Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiş değildir.

Arama işleminin yapılışına ilişkin usulleri ayrıntılı olarak düzenleyen Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 3. maddesinde yer verildiği üzere 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanunu, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile 485 sayılı ...

Müsteşarlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede de bu hususta kurallar vazedilmiştir. Arama, amacına göre "adli arama" ve "önleme araması" olarak ikiye ayrılmaktadır. Arama şüpheli veya sanığı ya da bir delili elde etme amacıyla yapılabileceği gibi, bir suçun işlenmesini veya bir tehlikeyi önlemek amacıyla da yapılabilir. Birinci tür aramaya "adli arama", ikinci tür aramaya ise "önleme araması" denilmektedir.

Bu itibarla arama hem koruma, hem de önleme tedbiridir. Her iki tür arama arasında ortak özellikler bulunmakla birlikte hukukî nitelikleri, tâbi oldukları kanuni düzenlemeler ve kapsamları bakımından önemli farklılıklar da bulunmaktadır. Genel emniyet ve asayişin korunması ile tehlikelerin önlenmesi amacıyla başvurulan önleme araması. 2559 sayılı PVSK'nun 9 ve Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 18-26. maddelerinde düzenlenmiş olup Yönetmeliğin 19. maddesinde.

"Millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir" şeklinde tanımlanmıştır.

Böylelikle kamu güvenliği ile düzenini bozabilecek kişi ve eşya bulunarak muhtemel bir zararın gerçekleşmesine veya suç işlenmesine engel olunarak toplum yakın bir tehlikeden korunacaktır. Önleme araması ancak kanunda öngörülen yerlerde yapılabilir.

2559 sayılı PVSK'nun 9. maddesinde somut ve yakın bir tehlikenin baş gösterebileceği alanlar esas alınmak suretiyle önleme araması yapılabilecek yerler tek tek sayılmış olup buna göre önleme araması umumî veya umuma açık yerlerde de yapılacağı belirtilmiştir. Önleme aramasının nasıl icra edileceği hususunda 2559 sayılı PVSK'da ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yönetmeliğin "Aramaların Yapılma Şekli" başlıklı bölümündeki hükümler hem adli hem de önleme araması için geçerli ortak hükümlerdir. Önleme araması sonucunda bir suç unsuruna veya deliline rastlanırsa koruma altına alınacak ve durum Cumhuriyet Başsavcılığına derhâl bildirilerek elkoyma işlemini gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenecektir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde kolluk âmirinin yazılı emriyle de elkoyma yapılabilecektir.

Adli arama ise, şüpheli ya da sanığın ya da delillerin yahut müsadere edilecek eşyaların ele geçirilmesi amacıyla yapılan araştırma işlemi olan adli arama, elkoyma ile birlikte 5271 sayılı CMK'nun 116-134, 2559 sayılı PVSK'nun 2, Ek 4, Ek 6, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 9 ve Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 5-17. maddelerinde düzenlenmiş olup Yönetmeliğin 5. maddesinde;

"bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir" şeklinde tanımlanmıştır.

Arama kararı verilebilmesi için aramanın konusunu oluşturan kişi veya şeylerin, arama yapılacak yerde bulunduğu hususunda belli bir şüphenin olması gerekir. Kanun aranacak kişinin suçla ilgisine göre, bu şüphenin yoğunluğunu farklı şekillerde düzenlemiş ve suçla ilgisi olmayan kişiler nezdinde aramayı daha sıkı koşullara tâbi kılmıştır.

CMK'nun 116. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan haline göre şüpheli veya sanıkla ilgili yapılacak aramalarda arama sonunda şüpheli veya sanığın yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunmalıdır. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 6. maddesine göre makul şüphe; hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir.

Aramanın kişi hak ve özgürlüklerine ciddi boyutta bir müdahale olduğu göz önüne alındığında makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin var olması ve belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır. Başka bir anlatımla, arama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut olmalıdır.

CMK'nun 117. maddesi uyarınca, suç işleme şüphesi altında olmayan diğer kişilerin de üstü, eşyası, konutu, işyeri veya kendisine ait diğer yerleri, şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla aranabilecektir. "Diğer kişiler" kavramına tüzel kişiler ile resmi makam ve daireler de dahildir. Kişinin tanıklıktan çekinme hakkının bulunması da aramaya engel değildir.

Maddenin ikinci fıkrasına göre diğer kişilerle ilgili arama yapılması, makul şüphenin yanı sıra aranılan kişinin veya suç delillerinin, belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına bağlıdır. Ancak bu sınırlama şüphelinin veya sanığın bulunduğu yerler ile izlendiği sırada girdiği yerler bakımından geçerli değildir. Arama kararı veya emrinin belli bazı bilgileri içermesi zorunludur.

(CMK m.119/2) Arama karar veya emrinde; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, açıkça gösterilmelidir. Arama, kavramı, çeşitleri, şartları ve uygulama hususları kısaca bu şekilde açıklandıktan sonra uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde.

Kolluk görevlileri tarafından ilçe merkezinde faaliyet gösteren cep telefonu ve emtia satışı yapan iş yerlerine yönelik istihbari bilgilerin değerlendirilmesi bakımından Manisa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.01.2019 tarih ve 2019/18 D.

İş sayılı önleme arama kararına istinaden yapılan çalışmalarda sanığa ait "....... ....." isimli iş yerinin gözetlenmesi ve iş yeri sahibi sanığın ticaretini yapığı mamullere ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş fatura-belge sunamaması ve bizzat sanığın suça konu eşyaların depo olarak belirttiği yerde olduğunu söylemesi üzerine oluşan bu "şüphe" ve "gecikmesinde sakınca bulunan hâl" kapsamında durumun günün nöbetçi Cumhuriyet Savcısına iletilerek Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2019 tarihli Arama ve El Koyma Kararı doğrultusunda suç mahali yerde yapılan muhtar ve Gökhan Evelek isimli kişilerin huzurunda usulüne uygun adli arama ve suç

konusu eşyaların elde edilmesinde CMK 119-120 md. anlamında herhangi bir usulsüzlük söz konusu olmamıştır. Ayrıca bilirkişi raporu ile de suçta elde edilen eşyaların ... kaçağı olduğu belirtilmiştir.

Kısaca her ne kadar kolluk birimlerinin işlenen suçta başlangıç olarak mahkeme önleme kararı ile sanığın iş yerindeki faaliyetler yönünden istihbari araştırma yapmışlar ise de, suça konu eşyaların ele geçirilmesi yönünden depoda yapılan aramalar usulüne uygun olarak Cumhuriyet Savcısından alınan Adli Arama Kararı kapsamında olduğu için yasak delil kapsamında düşünülemez.

Bu nedenle tüm dosya kapsamında sabit olan suçtan dolayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin sanığın cezalandırılmasına dair kararının onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy yazmak gerekmiştir.25.02.2026

Özgün Analiz

Olay Özeti

Olay Özeti: Sanığın işlettiği iş yerinde önleme araması kararına istinaden ilk tespitler yapılmış, ardından bu tespitlere dayanılarak Cumhuriyet Başsavcılığından derkenar arama kararı alınarak yapılan aramada fatura ve belgesi bulunmayan 198 adet cep telefonu ekranı ele geçirilmiştir. İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırarak 5607 sayılı Kanun'a muhalefetten mahkumiyet kurmuştur.

Hukuki İlke

Hukuki İlke: Kamuya açık alanlarda suçun önlenmesi amacıyla verilen önleme araması kararına istinaden bir iş yerinde delil elde etmeye yönelik arama yapılamaz; bunun için adli arama kararı gerekir. Anayasa'nın 38/6. maddesi ile CMK'nın 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddeleri uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Usulsüz aramayla elde edilen deliller dışlandığında sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu

Uygulama Sonucu: Mahkumiyet hükmü, delillerin hukuka aykırı elde edildiği gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmuştur (karşı oy mevcut).

Dava Strateji Notu

Dava Strateji Notu: Kaçakçılık dosyalarında arama kararının türü (önleme mi, adli mi) kritik önemdedir; iş yerinde önleme araması kararına dayanılarak yapılan aramayla elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı, dolayısıyla beraat gerektiği ilk savunma ekseni olmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13114
Karar No
2026/2479
Tarih
25 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/996 K.2025/4603
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/962 K.2024/5005
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/899 K.2024/4242
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/780 K.2025/7613
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/744 K.2024/3938
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/700 K.2025/11490

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.