KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/13743 E., 2025/3536 K.·K Anunyararınabozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Hâkimliği
- İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği
- Sayısı
- 2022/1823 Değişik İş
- Kabahatli
- ...
- Kabahat
- 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR
İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un (1567 sayılı Kanun) 3/3. maddesine aykırılıktan dolayı kabahatli ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 05.11.2021 tarihli ve 2021/2614 idarî yaptırım defter, 2021/1679 sayılı kararı ile uygulanan 17.145,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/5952 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/1823 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57317 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57317 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, 27/09/2019 tarihli ve 19330100EX166212 sayılı Gümrük Beyannamesi ile ... ünvanlı şirkete yapmış olduğu ihracata dair 342.903,15 Türk lirası tutarındaki bedeli 90 gün süreli ihtarnameye rağmen yurda getirmeyen kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yönelik başvurunun reddine karara verilip, bu karara karşı yapılan itiraz da merciince reddedilmiş ise de;
04/09/2018 tarihli ve 30525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (İhracat Bedelleri Hakkında) 12/1. maddesine dayanılarak Merkez Bankasınca çıkarılan 16/01/2020 tarihli İhracat Genelgesi'nin Ek 3'te yer alan "İhracat Bedelinin Yurda Getirilmesinde Gümrük Beyannamesinde Yer Alan Tutarın Yüzde Ellisinin Tasarrufunun Serbest Bırakıldığı Ülkeler" başlıklı tablosunda yer alan ülkeler arasında kabahatli tarafından ihracatın yapıldığı Filistin ülkesinin de
yer aldığının anlaşılması karşısında, kabahatli hakkında 342.903,15 Türk lirası olan ihracat bedelinin yarısı olan 171.451,575 Türk lirası üzerinden idari para cezası tayin edilmesi gerekirken, anılan ihracat bedelinin tamamı üzerinden idari para cezası belirlenerek fazla ceza verilmesinde, isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir.
Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı davranışın, 1567 sayılı Kanun'un 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilini oluşturacağı ve bu düzenleme uyarınca idarî yaptırım miktarının belirleneceği, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmemesine karşın, idarî para cezasının kesinleşmesinden önce yurda getirilmesi durumunda ise aynı Kanun'un 3/3-2 ve 3. cümlelerinde yer alan hükümler dikkate alınarak 3/1. maddesi uyarınca idarî yaptırım uygulanması,
belirtilen tespitlerin yapılması esnasında anılan Tebliğin 10. maddesinde yer verilen terkin miktarlarının da dikkate alınması gerektiği sabit olup; dosya içerisinde onaysız sureti bulunan gümrük beyannamesinde ihracatın yapıldığı ülkenin İsrail olduğunun görüldüğü, muteriz tarafından dosyaya emsal olarak sunulan bilirkişi raporlarında ise gümrük beyannamesinde teknik zorunluluk nedeniyle Hebron / İsrail yazıldığı,
aslında ihracatın Filistin'e yapıldığının beyan edildiği görülmekle, öncelikle idarî yaptırıma konu ihracat işlemine ilişkin gümrük beyannamesinin aslı ya da onaylı sureti celp edilip, ihracat yapılan ülkenin Filistin ülkesi olduğunun tespit edilmesi durumunda, bu halde de, kabahat tarihi olan 02.04.2020 ve öncesinde İhracat Genelgesinin Ek-2 ve 3 listelerinde yer alan ülkeler arasında Filistin'in olup olmadığı belirlenip, muteriz vekili tarafından dosyaya sunulan İhracat Bedeli Kabul Belgesi Talimatı'nda belirtildiği şekli ile idarî
yaptırıma konu ihracat bedelinin 07.07.2020 tarihinde yurda getirilip getirilmediği de açıklığa kavuşturulmasının ardından muterizin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2.İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/1823 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13743, K. 2025/3536, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama