KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/13930 E., 2023/11828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/601 E., 2022/828 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşya ile nakil araçlarının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.552 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2011/196 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararıyla, sanıklar ... ile ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç itibarıyla erteli 7 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça sürüklenen çocuk Salman Karaman hakkında ise 5607
sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten erteli 5 ay hapis ve 60,00 TL doğrudan hükmedilen adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 65 EF 148 ve 65 ED 861 plakalı nakil araçları ile kaçak olduğu anlaşılan 2.800 kg çayın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2011/196 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararının sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan ... İdaresi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.11.2020 tarihli ve 2018/14228 Esas, 2018/16428 Karar sayılı ilâmıyla;
"..I) Suça sürüklenen çocuk Salman Karaman ve müdafii ile katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
I.İddianamede müsaderesi talep edilen dava konusu 2750 kg çay hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 2 ve 67. maddelerinde öngörülen asli dava zamanaşımının 5 yıl 4 ay olduğu gözetilerek, zamanaşımını kesen mahkumiyet hükmünün kurulduğu 27.01.2015 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğundan, katılan ... İdaresi adına Hazine vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemi ile sanık ...'ın temyizine göre yapılan incelemede ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu," nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2021/601 Esas, 2022/828 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun' un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları gereği 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve denetim süresine, 65 EF 148 ve 65 ED 861 plakalı nakil araçlarının, suça konu 2.800 kg. ve 2.750 kg çayın müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.06.2023 tarihli ve 2023/63947 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanıklar hakkında hükmedilen cezanın alt sınırdan belirlenmesine, hapis cezasının ertelenmesine, re'sen görülecek diğer nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.22.12.2011 tarihli olayda; suç tarihinde saat 20:30 sıralarında kolluk görevlilerinin devriye görevi sırasında, iki adet kamyonet görülerek "Dur" ikazında bulunulduğu, ancak araçların ikaza uymadıkları, lastik patlatan kullanılarak durdurulan sanıklardan ...'ın sevk ve idaresindeki, sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçta 115 adet çuvalda toplam 2.800 kg kaçak çay tespit edildiği, bu sırada tekrar kaçmak isteyen suça sürüklenen çocuk ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta ise 112 adet çuval içerisinde 2.750 kg kaçak çay tespit edilerek muhafaza altına alınmıştır.
2.Sanık ... savunmalarında, maddi durumu olmadığı için yaptığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3.Sanık ... savunmalarında, diğer sanık ...'ın yevmiye karşılığında iş olduğunu söylemesi üzerine dava konusu çayları taşıdığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Müsaderesi talep edilen nakil araçlarının ruhsat kaydı ve... plakalı araç sahibi ...'in beyanı dosyada mevcuttur.
5.Nakil araçlarına ilişkin keşif tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilâmı ile ele geçen eşyanın ticari miktar ve mahiyette olması ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve sanık ...'a ait olduğu anlaşılan 65 ED 861 plakalı nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek.
15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 3 üncü
maddesinin beşinci, yirmiikinci fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6545 sayılı kanun ile yapılan değişik öncesi 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir.
Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödeme yapması halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanıklara bildirilmesi gerekirken, talimat müzakkeresinde duruşma gününe kadar ödemesi halinde indirim yapılacağının ihtar edilmesi , hukuka aykırı bulunmuştur.
3.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek.
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi,
aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı,
bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
4.Katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sanıklardan tahsili yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Müsaderesine karar verilen .. plakalı nakil aracını kullanan suça sürüklenen çocuk Salman Karaman hakkında açılan kamu davasının, Dairemizin 16.11.2020 tarih ve 2020/16478 karar sayılı ilâmı ile düşürülmesine karar verilmesi nedeniyle, suçta kullanılan 65 EF 148 plakalı aracın iadesine karar verilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13930, K. 2023/11828, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama