İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/14042 Karar: 2023/8223 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/14042 K.2023/8223

7. Ceza Dairesi 2023/14042 E. , 2023/8223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/240 E., 2021/362 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme 5271 sa

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/14042 E. , 2023/8223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/240 E., 2021/362 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme 5271 sa

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/14042 E. , 2023/8223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/240 E., 2021/362 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 264 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından katılan ... İdaresi vekilinin 07.05.2021 havale tarihli istinaf istemine ilişkin dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği belirlenmiş olup, Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2012 tarihli ve 2011/134 Esas, 2012/193 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2014/112 Esas, 2014/316 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın kaçakçılık suçundan 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/3781 Esas, 2020/5755 Karar sayılı ilâmıyla "7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesinin gerekmesi" nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 4.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 6 ... 20 gün ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.02.2023 tarihli ve 2022/112288 sayılı, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Eksik ceza tayinine, nakil aracının müsaderesi gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık hakkında mükerrer yargılama yapılarak iki ayrı dosyada farklı miktarlarda ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde Nahçivan ülkesinden gelmekte olan sanığın sevk ve idaresindeki çekicinin Aralık ilçesindeki jandarma uygulama noktasında durdurulduğu ve Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada orijinal olmayan yakıt deposunda 745 litre, vebostada ise 50 litre olmak üzere araçta toplam 795 litre motorin bulunduğu belirlenerek, tespit edilen motorinin 245 litresinin muafiyet fazlası olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanığın savunmasında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Her ne kadar Tebliğname'de, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 04.10.2011 tarihinden karar tarihine kadar asli 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi talep edilmiş ise de; hükümden önce zamanaşımını kesen son işlemin 04.10.2011 tarihli savunma değil de 21.10.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, buna göre 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin tahakkuk etmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile deneme süresi içinde işlenen suç tarihi arasında 1 yıl 2 ... süre ile dava zamanaşımı süresinin durduğu ve buna göre 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin de henüz tahakkuk etmediği gözetilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır. B. Katılan ... İdaresi Vekili Ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2012 tarihli ve 2011/134 Esas, 2012/193 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 03.07.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresinde Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2013/350 Esas, 2014/38 Karar sayılı ilâmı ile 01.10.2013 tarihinde işlediği kaçakçılık suçundan mahkûm olması üzerine dosyanın 12.05.2014 tarihinde yeniden esas defterine kaydedilerek ele alındığı ve Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2014/112 Esas, 2014/316 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/3781 Esas, 2020/5755 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 6 ... 20 gün ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek temyiz incelemesi için dosyanın Dairemize gönderildiği ancak bu süreçte 27.04.2021 tarihinde temyize konu hüküm verilmeden önce dosya henüz derdest iken sanığın denetim süresinde 17.12.2014 tarihinde tehdit ve basit yaralama suçlarını işlediğinden bahisle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/570 Karar sayılı 12.11.2020 kesinleşme tarihli ilâmına istinaden 15.02.2021 tarihinde yapılan ikinci ihbar üzerine dosyanın ayrı bir esasa kaydedilerek temyize konu 27.04.2021 tarihli hükümden önce 05.04.2021 tarihinde tensibinin yapıldığı, 27.04.2021 tarihli hükümden sonra ise Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/148 Esas, 2021/542 Karar sayılı ilâmı ile 15.02.2021 tarihli ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın 10 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği ve bu kararın katılan ... İdaresi vekiline tebliğ edilmeden, sanığın ise bilinen en son adresinden farklı olan mernis adresine tebligat çıkartılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi suretiyle usulsüz tebliğ işlemi neticesinde 03.02.2022 tarihinde kesinleştirilmiş olduğu anlaşılmakla; 15.02.2021 tarihli ihbar üzerine Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/148 Esas, 2021/542 Karar sayılı ilâmı ile ikinci kez hükmün açıklanmasına dair karar ve bu karara ilişkin 03.02.2022 tarihli kesinleştirme şerhinin hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararına ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde; Nakil aracı ile ilgili iddianamede müsadere talebinde bulunulmadığı, mahkemece de bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılarak inceleme yapılmıştır. 1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçesinde ise 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi uyarınca, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirmesinin yapılması, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan veya reddedilen delillerin belirlenmesi ile mantıksal ve hukuksal bütünlük sağlanarak herkesi tatmin edecek ve anlaşılır kararın, bu hali ile Yargıtay denetimine olanacak verecek biçimde gerekçeli olması gerektiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.01.2011 tarihli ve 2010/7-192 Esas, 2011/1 Karar sayılı kararında belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun şekilde ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu kabul edilen fiiline uygun delillerin nitelendirilmesi yapılarak, mahkûmiyete götüren delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmalı, deliller ile varılan sonuç arasındaki dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurularak hüküm kurulması gerekirken denetime imkan vermeyecek şekilde yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Hükmün açıklanmasına esas alınan Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2013/350 Esas, 2014/38 Karar sayılı ilâmına konu, denetim süresinde işlenen suçun 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu olduğu, bu suç açısından hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2013/350 Esas, 2014/38 Karar sayılı dosyasında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uyarlama yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ise denetimde suç işlenmiş olacağı, aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığından denetim süresinde işlenen 17.12.2014 tarihli ikinci suça ilişkin Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/148 Esas, 2021/542 Karar sayılı ilâmı esas alınarak uygulama yapılmasının gerekmesinde zorunluluk bulunması, 3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" şeklindeki düzenleme ile etkin pişmanlık hususunda soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına ihtarat yükümlülüğü getirildiği ve soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı indirim oranları düzenlendiği, somut olayımızda sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu nedenle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı yatıran sanığın cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 4.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle sanığa verilen cezadan 2/3 oranında indirim yapılırken yazım hatası sonucu indirim oranının 1/3 olarak belirtilmesi, 5.Dava konusu eşyanın müsadere talebi hususunda bir karar verilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla