KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/14502 E., 2024/5470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/8532 E., 2022/2368 K.
- Suç
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Meslek birliklerinin şikâyeti üzerine olay günü sanığın işlettiği kafede yapılan delil tespitinde, katılan ... birliklerinin hak sahibi olduğu suça konu eserin MP3 üzerinden izinsiz olarak umuma iletildiği tespit edilmiştir.
Sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; suça konu müziği müşterilerin olmadığı zaman çalışanlarının dinlediğini ve suç işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, iş yerinde yayınlanan müzikten kimsenin faydalanmadığı ve sanığın yayınlanan müzikten bir kazancının bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın iş yerinde yaptığı müzik yayınının kendi iradesi doğrultusunda yapılan müzik yayını olduğu ve kişisel dinlemesinin dışında iş yerine gelen müşterilere de dinletme olanağı sağladığı, MP3'ten istediği parçayı seçme, değiştirme ve çalma gibi yayın akışını kontrol etme imkânının bulunduğu gözetildiğinde hak sahiplerinden yetki ve izin almaksızın söz konusu parçayı çalmak suretiyle manevi ve mali haklara tecavüz suçunu işlediği şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, katılanlar vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14502, K. 2024/5470, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama