İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/14799 Karar: 2025/5583 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/14799 K.2025/5583

7. Ceza Dairesi 2023/14799 E. , 2025/5583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/240 Esas, 2022/123 Karar SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 15. İcra Ceza Ma

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/14799 E. , 2025/5583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/240 Esas, 2022/123 Karar SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 15. İcra Ceza Ma

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/14799 E. , 2025/5583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/240 Esas, 2022/123 Karar SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/240 esas, 2022/123 sayılı kararıyla, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçundan sanık ...’nin, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 49.100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60355 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60355 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...1-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 18/06/2018 tarihli ve 2018/3098 esas, 2018/7281 karar sayılı ilamında "10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli ve 2016/191 esas 2017/131 sayılı kararı ile 5941 sayılı Kanun'un 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından” şeklindeki ibarenin iptal edilmiş olması karşısında, sanık hakkında bankanın sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedelleri kadar adli para cezalarına hükmedilmesi gerekirken, çek bedellerinin karşılıksız kalan miktarları üzerine ticari temerrüt faizi, takip ve yargılama gideri toplamları da eklenmek suretiyle fazladan adli para cezasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında; sanığın karşılıksız kalan kısım üzerinden adli para cezası ile cezalandırılması yerine, ilgili bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-Müştekinin 49.100,00 Türk lirası bedelli çekin süresi içerisinde bankaya ibrazına rağmen ödenmemesi nedeniyle şikayetçi olduğu, Mahkemesince sanığın günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden olmak üzere 2455 gün karşılığı 49.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yer alan, "(Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz." düzenleme gereğince sanığa verilecek cezanın üst sınırı olan 1.500 günü geçemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda ise sanığın savunmasının tespiti için gönderilen davetiyenin, doğrudan sanığın MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla