KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/16175 E., 2024/1362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/21 E., 2021/818 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadale Kanunu'na Muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Ret
- Ek tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın cezasında eşya değeri pek hafif kabul edilerek 2/3 oranında indirim yapılmasına, vekâlet ücretine hükmedilmemesine, nakil aracının müsaderesinin gerekmesine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; hükmün usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araçta kolluk görevlilerince yapılan önleme aramasında, toplam 300 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadale Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sangın bozma öncesi savunmasında suçlamayı ikrar ettiği, bozma sonrası savunmasında ise; suça konu sigaraları içmek için bulundurduğunu beyan ederek suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında bildirilen 20.017,28 TL gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla hafif olduğu görülmüştür.
Dosyada mevcut 13.01.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; ele geçen eşyanın bandrolsüz ve kaçak olduğu, piyasa satış fiyatının 7.500,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Nakil aracı hakkında iddianamade müsadere talebi bulunmadığı ve mahkemece de bu hususta karar verilmediği anlaşılmakla katılan ... İdaresi vekilinin bu husustaki temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanığın suç tarihinde sevk ve idaresinde bulunan araçta usulüne uygun yapılan aramada ticari miktarda kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında gümrüklenmiş değerin 20.017,28 TL olarak belirlenmiş olduğu, 13.01.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre ise, eşyanın piyasa satış fiyatının 7.500,00 TL olarak bildirilmesi karşısında;
kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilerek tespit edilecek olan gümrüklenmiş değerin sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması yönünden değerlendirilmesi ve bu miktarın iki katı tutarını ödediği takdirde ise cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği gözetilmeden ve çelişki giderilmeden yazılı şekilde eşyanın piyasa satış fiyatı esas alınarak değerinin pek hafif kabul edilmesi suretiyle cezasında 2/3 oranında indirim yapılması ve 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde etkin pişmanlık uygulanmasında daha
önce soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında bildirilen gümrüklenmiş değerin 2 katı tutarını ödediği takdirde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Hapis cezasının ertelenmesine engel adlî sicil kaydı bulunmayan sanığa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesinde belirtilen şartlar arasında bulunmayan "sanığın kamunun uğradığı zararı gidermediğinden bahisle erteleme hükümlerinin uygulanmamasına" karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Katılan ... İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/16175, K. 2024/1362, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama