KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/16251 E., 2024/4240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/323 E., 2022/1282 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; alt sınırdan ve erteli mahkûmiyet hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde önleme araması kararına istinaden yapılan yol denetiminde, Metro Turizme ait yolcu otobüsünde yapılan aramada suça sürüklenen çocuğa ait valiz ve poşetlerden 1860 paket bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmalarında, kaçak sigaraları Kayseri iline götürüp satmak amacıyla aldığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değer olan 14.140,22 TL'nin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif" değer aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğa ait valiz ve poşetlerde ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme nazara alınıp, mahkemece anılan maddelerde düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarlarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeden kanundaki ibarelerinin tekrarlanması suretiyle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde temel ceza tayini,
2.Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddenin tatbikinde orantısız şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması,
3.Kaçak eşyanın suç tarihindeki gümrüklenmiş değeri ''hafif değer'' aralığında kabul edilerek cezada 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin (7423 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi olarak değiştirildiği gözetilerek) gereğince yarısına kadar indirim uygulanması gerekirken, değerin ''normal değer'' olarak değerlendirilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
4.Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
5.Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilen eylemi nedeniyle hükmolunan hapis cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılıklar bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/16251, K. 2024/4240, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama