KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/17925 E., 2024/6507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/355 E., 2023/436 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Dava konusu eşyanın iadesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
II.OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde, arama kararına istinaden sanığa ait depoda yapılan aramada, faturası ibraz edilmeyen, 62 adet ... marka elektrikli hızar makinesi, 25 adet ... marka elektrikli matkap, 95 adet ... marka şarjla taşlama makinesi, 45 adet ... marka şarjlı hava kompresörü ve 90 adet ... marka sıcak hava tabancası olmak üzere toplam 317 adet hırdavat malzemesi anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; hırdavat ticareti yaptığını, el konulan eşyaların faturasını Mahkemeye sunduğunu, dava konusu eşyanın kaçak olmadığını beyan ettiği, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Tanık ... beyanında; ... isimli işyeri bulunduğunu, sanık ile geçmişte hırdavat ticareti yaptığını, uzun zaman geçtiği için içeriğini hatırlamadığını, alış verişe ilişkin fatura içeriğinin doğru olduğunu, olayın üzerinden 15 sene geçtiği için belge sunamayacağını beyan etmiştir.
Bozma sonrasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter ve belgelerin 5 yıl, 6102 sayılı Ticaret Kanun uyarınca 10 yıl saklama mecburiyet bulunduğu, fatura düzenleyen tanıkların söz konusu sürelerin dolması nedeniyle defter ve belgelerini sunmasının mümkün olmaması nedeniyle zincirleme menşei araştırması ve ayniyet tespiti yapılamayacağına ilişkin 15.03.2023 tarihli bilirkişi raporunun dava dosyasına eklendiği anlaşılmıştır.
Dava konusu eşyaya ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
III.GEREKÇE
Dava konusu eşyalar hakkında kurulan sahibine iadesine ilişkin hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV.KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/17925, K. 2024/6507, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama